Rabia Turgut

Rabia Turgut
@Dearmereadmore
güzel günlerim vardı yağmurlarla ıslanan, ve güzel gecelerim masallarla dopdolu.
İstanbul
16 Kasım 2003
61 okur puanı
Mart 2020 tarihinde katıldı
Divan Edebiyatı'nda roman yok. Niçin olsun? Batı'nın ilk romanlarından biri 'Topal Şeytan".Kahra­man, evlerin damını açar, bizi yatak odalarına sokar. Ro­man başlangıcından itibaren bir ifşadır. Osmanlı'nın ne yaraları vardır, ne yaralarını teşhir etmek hastalığı. Hikaye­leri ya bir cengaveri ebedileştirir, ya "hisse alınacak bir kıs­sa" dır. Roman'ın burjuvaziyle doğduğunu söylerler. Burjuvazi Avrupa'nın imtiyazı, daha doğrusu yüz karası. Bir kelimeyle roman, başka bir dünyanın, başka bir ruh ikliminin, başka bir toplumun eseri. Daha zavallı bir dünya, daha dişi bir manevi iklim, daha geveze bir toplum. (...)Medeniyet can çekişiyor. Gök bomboş, hayat abes; roman bu kalpsiz dünyanın insanını bütünüyle sahneye koymak iddiasında. Bütünü, yani çarpık insiyakları, hayvanca işti­haları, çılgın arzuları veya arzusuzlukları ile. Aşk da -Tanrı gibi- öldüğüne göre, cinsiyet tek değer. Bezirgan hayasızlı­ğın üstüne bir şal attı: cinsi bunalım. Sade, kütüphanelerin şeref misafiri, sadizm abesin ikiz kardeşi.
Sayfa 122·Kitabı okudu
Düşünce
Kitap, istikbale yollanan mektup... smokin giyen heye­can, mumyalanan tefekkür. Kitap ve gazete ... biri zamanın dışındadır, öteki "an"ın kendisi. Kitap, beraber yaşar sizin­le, beraber büyür. Gazete,okununca biter. Kitap fazla ciddi, gazete fazla sorumsuz. Dergi, hür tefek­kürün kalesi. Belki serseri ama taze ve sıcak bir tefekkür.Kitap,çok defa tek insanın eseri, tek düşüncenin yankısı; dergi bir zekalar topluluğunun. Bir neslin vasiyetnamesidir dergi; vasiyetnamesi, daha doğrusu mesajı.Kapanan her dergi, kaybedilen bir savaş,hezimet veya intihar.
Sayfa 102·Kitabı okudu
Edebiyat
Her dudakta aynı rezil şikayet: yaşanmaz bu memlekette! Neden? Efendilerimizi rahatsız eden bu toz bulutu, bu la­ğım kokusu, bu insan ve makine uğultusu mu? Hayır, onlar Türkiye'nin insanından şikayetçi. İnsanından, yani kendile­rinden. Aynaya tahammülleri yok. Vatanlarını yaşanmaz bulanlar, vatanlarını "yaşanmaz"laştıranlardır.
Sayfa 97·Kitabı okudu
Düşünce
İdeolojiler siyaset dünyasının haritaları. Haritasız de­nize açılınır mı? Ama harita tehlikeli bir yolculukta tek kıla­vuz olamaz. Pusulaya da ihtiyaç var. Pusula: şuur. Tarih şu­uru, milliyet şuuru, kişilik şuuru. (...)İdeolojilerin ışığına göz yumanları sloganlar yöne­tir. Karanlık kinlerin birbirine saldırttığı çılgın sürülerin sa­vaş çığlığıdır, slogan.
Sayfa 96·Kitabı okudu
Düşünce
Ne güzel tarif: "Gerici, bir toplumun gelişmesini sağlaya­cak hiçbir yeniliği istemeyen, her yönüyle eskiyi özleyen ve eski düzeni getirmeğe çalışan (kimse)(Meychm-Larousse). Tarifin tek kusuru bu ucubenin hangi çağda, hangi ülkede yaşadığını söylememesi. Murdar bir halden muhteşem bir maziye kanatlanmak gericilikse,her namuslu insan gericidir. IV Murat'a, Süleyman devrine dön! diye haykıran Koçi Bey'den Reşit Paşa'ya kadar Osmanlı Devleti'nin bütün ıslahatçıları gerici. Dante,yaşadığı çağdan iğrenir. Balzac eserini iki ezeli hakikatin ışığında yazar: kilise ve krallık. Dostoyevski maziye aşık. Dante gerici, Balzac gerici, Dos­toyevski gerici! Gerici,ilerici...Düşünce hürriyeti bu mülevves kelimelerin esaretinden kurtulmakla başlar,düşünce hürriyeti ve düşünce namusu.
Sayfa 82·Kitabı okudu
Düşünce