Baba ve oğul yeri geldiğinde sırt sırta yeri geldiğinde de içe atılan buruk hislerle harmanlanan bir kitap.
Babası için çırpınan bir evlat, içine attıklarıyla hayatta kalmaya çalışan bir baba.
Alınlarımıza yazılmış yalnızlıklarımızın anısına.
Beni kesinlikle çok etkileyen bir kitap oldu, tabii ki Hasan Ali Toptaş’ın Türkçemizi mükemmel kullanışı ayrıca kitaba lezzet katan betimlemeleriyle birlikte adeta kitabı yaşadım diyebilirim. Ne zaman ihtiyaç olsa sıkılmadan usanmadan yardımlarına koşan oğulları, babanın burukluk hissi kitabın yakıcı özelliklerindendi zira yanmaya değer bir kitap çünkü bu devirde böyle sıkı ilişkileri bulmak imkansız denilecek kadar az.