“ Yattı, uyudu. Arada zincirleri şangırdıyor, bekçi bir acele göz deliğine koşup baktığında şişeden bir yudum su içip yine yerine yattığını, uyumaya devam ettiğini görüyordu. Sanki YAŞAMAKTAN, ÖMRÜNÜN SON SAATLERİNİ BİLE UYANIK OLARAK YAŞAYIP GÖRMEYİ İSTEMEYECEK KADAR ÇOK YORULMUŞ GİBİ BİR HALİ VARDI.”
“ Her zaman özlediği şey, insanların kendisini sevmesi yani, ulaştığı anda dayanılmaz bir şey olup çıkmıştı, çünkü o kendisi sevmiyordu insanları, onlardan nefret ediyordu. Birdenbire doyumu hiçbir zaman SEVGİDE DEĞİL, NEFRETTE BULMUŞ OLDUĞUNU ANLADI, nefrette ve KENDİNDEN NEFRET EDİLMESİNDE.”