Adı:
Sokaktaki Adam
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
240
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754584332
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İş Bankası Kültür Yayınları
Ne istemediğini bilen ama ne istediğini bir türlü kestiremeyen, yalnız bir adam, Hasan. Saf, duygusal, ürkek, kimliğini Hasan'la bütünleyerek var olan, Yakup, Hasan'ı anlayan, seven, onun sığınağı olan bir fahişe, Meryem... Aşkını unutmak, için sıkıntısını denizlere akıtmak isteyen Hasan, güzel sanatlar eğitimini yarıda bırakarak gemilerde çalışmaya başlamıştır. Arkadaşı ve sırdaşı kamarot Yakup'la birlikte kaçak kürk işine bulaşırlar...

"Zula"da kürklerle İstanbul'a demirleyip sahile çıktıklarında onları bekleyen, umduklarının aksine bol para değil, macera dolu günlerdir... Nefes kesen bir film tadında, jilet gibi keskin ve gerçek bir roman...
(Arka Kapak'tan)
Bana göre Türk edebiyatında hak ettiği yeri bulamamış, basit karakterlerin ağzından çıkan olağanüstü cümlelerle karşılaşacağınız bir kitap. Atilla İlhan farklı camialara ait kişileri tek bir konu etrafında topluyor, hepsinin düşüncelerini tek tek dinleyerek duruma nail oluyorsunuz.

1995 yılında sinemaya uyarlanmış, lakin denk gelip izleyeceğiniz bir platform yok. Bilgisi olan zat-ı muhterem filmin linkini buraya fırlatabilir.
İlk kez okudum Attila İlhan'ı.Oğuz Atay'ın tutunamayanları çok benzeşiyor.Sıra dışı bir hikaye. Esas oğlan Hasan'ın sıkıntılı ruh hali üzerine oturtulmuş, sokakta ki adam,ihtiras ve zevklerin yanısıra aşk temasına da dokunan bir öykü.Çok fazla monolog ve okuru sıkıntıya düşüreb gel-gitler psikolojik roman özelliğiniön plata itiyor.Öyle ki Hasan'ın artık deliliğe varan saçma sapanlığı ve Hasanla ilgili satırların süreklü kendini tekrarlaması bir noktada kitabı fırlatıp atmak hissine sürüklüyor insanı.Sabrederek (hem kitaba hem Hasan'a) okumak zorunda kalıyorsunuz yani.Ama final de sabrınızın karşılığını alıyorsunuz.Ayrıca mesajların okura dokunuşları çok güzel ve yumuşak.Ama mesajların içeriği göreceli.Okunur mu evet okunur.Attila İlhan bu yani.
Son olarak bir cümleyle bu kitabı ifade etmemi istersiniz:
"Neyi istemediklerini bilen, neyi istemediklerini bir türlü kestiremeyenlerin" kitabı...
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (14.657 Oy)18.218 beğeni41.288 okunma2.681 alıntı173.757 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.202 Oy)8.511 beğeni27.296 okunma750 alıntı133.112 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (6.250 Oy)7.593 beğeni20.536 okunma3.685 alıntı122.792 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (10.331 Oy)12.903 beğeni33.027 okunma3.113 alıntı138.846 gösterim
  • Çalıkuşu
    8.7/10 (4.126 Oy)4.956 beğeni18.157 okunma736 alıntı74.571 gösterim
  • Fareler ve İnsanlar
    8.6/10 (5.443 Oy)5.552 beğeni18.852 okunma774 alıntı96.346 gösterim
  • Yabancı
    8.3/10 (4.196 Oy)3.710 beğeni12.286 okunma1.112 alıntı50.385 gösterim
  • Aylak Adam
    8.3/10 (2.172 Oy)1.962 beğeni6.616 okunma1.486 alıntı30.495 gösterim
  • Tutunamayanlar
    9.0/10 (3.128 Oy)4.930 beğeni7.812 okunma4.961 alıntı126.300 gösterim
  • Kuyucaklı Yusuf
    8.5/10 (4.783 Oy)5.163 beğeni16.501 okunma923 alıntı57.019 gösterim
Tarzı farklı bir kitap sokaktaki adam.Hiç özdeşim kuracağım türden bir sokaktaki adam kahramanı değil.Kendimden bir şeyler de bulamadığım başrol kahramanı.Böyle olunca bu kitabı sevmedim demem gerekiyor ki Atilla İlhan gibi bir yazarı bu şekilde değerlendirmeyi yakışık da bulmuyorum.
Eski zamanlar şimdikilerden iyiydi diyenlere inanmayınız. Gelecek zamanlar, şimdikilerden iyi olacak diyenlere de inanmayınız. Onlar kendilerini avutmak için konuşurlar. Geçmiş gelecek derken kafalarında billurlaşmıl hiçbir fikir yoktur. Birincileri birbirilerinin tansiyonları ile ilgilenir ve ahmakça şeyler anlatırlar; ikincileri ise, birbirilerine sadece kızar ve kıskanırlar.
Çok abartılmayacak şekilde aşk ihtiras roman sevmeyen okuyucularında okunabilir fikrinde bulunacağı bir kitap. Sıkıcı olmayan dil yapısı ile tipik bir eski zaman aşk romanı.
Elimden kitabın baskı yılı 1982 ve yazarımız bu kitabı neden yazdım sorusuna şöyle cevap vermiş; Sokaktaki Adam'da toplumsal ve bireysel anlamda iflas etmiş bir delikanlı vardır.Anlayışlı duyarlı fakat kötümser. Kendisininde dediği gibi, "Neyi istemediğini bilmekte fakat neyi istediğini bilmemektedir. ". Onun yanıbaşında Sokaktaki Adam delikanlının bir türlü bağlanıp bağdaşamadığı memleket gerçeğini, memleket halkını ve sorunlarını temsil ediyor. Bu ikisi arasındaki ilişki delikanlı, yönünden ne yazık ki kurulamıyor.

Bence kitap okunmaya değer..
Eski zamanlar şimdikilerden iyiydi diyenlere inanmayınız. Gelecek zamanlar, şimdikilerden iyi olacak diyenlere de inanmayınız. Onlar kendilerini avutmak için konuşurlar.
Attila İlhan
Sayfa 89 - Kültür Yayınları
Sizin, hiç, herşeyinizi bir belkiye bağladığınız olmamış mıdır?
Attila İlhan
Sayfa 178 - Kültür Yayınları
İçimde korkunç bir karanlık hüküm sürüyor. Bu karanlığı biraz olsun aydınlatabilmek için, ömrümün kaç senesini seve seve verirdim. Karanlık, karanlıktır. Petersen’in gemisi şimdi kimbilir hangi cehennemde? Zaman bizimle alay ediyor. Biz uzayla alay ediyoruz. Belki kendimizle alay ediyoruz. Hayrebedyan doğru söylemişti: “Hiç düşmanını seven kimse görülmüş mü?” Dostluklar kurduğumuz insanları dahi, sahiden seviyor muyuz sanki? Bir insan, bu şartlar içinde, bir başka insanın üstünde, sadece kendi hayallerini, kendi arzularını sever.
"Babil’den sıkılıyorum. Babil bana göre değil. Ötesi nasıl, bunu bilmiyorum. Fakat, Babil’i istemediğim muhakkak.
Uykuda gibi: -Babil’den öte, diye mırıldanıyorum. -Babil’den öte…
-Dünya! diyor.
-Dünya! diyorum.
-Ayhan, diyor seni sevdiğimi biliyorsun, diyor.
-Ya ben, diyorum, senelerce…
-Beni sev ve beni unut, diyor, Sen Babil’desin. "
Kendi kendime bazen, Hasan diyorum, hiçbir şeye inanmamak sırrına erebilmek, daha önce bazı şeylere inanmış olmayı gerektirir. Bir değeri yoktur. Aslolan inanmayı, inanmamayı, hiç düşünmemektir. Bunu ancak gerçek cahiller, yani köylüler ve büyük tüccarlar yapabilir. Keyiflerine dokunulmadıkça, gerçekten mutludur bu adamlar. Biz genellikle acı içindeyiz. Mutluluk dediğimiz zaman bile, acıyla karışık birşey anlıyoruz.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sokaktaki Adam
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
240
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754584332
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İş Bankası Kültür Yayınları
Ne istemediğini bilen ama ne istediğini bir türlü kestiremeyen, yalnız bir adam, Hasan. Saf, duygusal, ürkek, kimliğini Hasan'la bütünleyerek var olan, Yakup, Hasan'ı anlayan, seven, onun sığınağı olan bir fahişe, Meryem... Aşkını unutmak, için sıkıntısını denizlere akıtmak isteyen Hasan, güzel sanatlar eğitimini yarıda bırakarak gemilerde çalışmaya başlamıştır. Arkadaşı ve sırdaşı kamarot Yakup'la birlikte kaçak kürk işine bulaşırlar...

"Zula"da kürklerle İstanbul'a demirleyip sahile çıktıklarında onları bekleyen, umduklarının aksine bol para değil, macera dolu günlerdir... Nefes kesen bir film tadında, jilet gibi keskin ve gerçek bir roman...
(Arka Kapak'tan)

Kitabı okuyanlar 70 okur

  • Merve İlhan
  • Ebeu Sahin
  • Emre Alemdar
  • Aslı
  • ecem koloğlu
  • Sid£r M£lek
  • Şeydanur Turgut
  • Aleida
  • İrem serin
  • Mesut Okan Ekşi

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%20.6
25-34 Yaş
%50
35-44 Yaş
%17.6
45-54 Yaş
%8.8
55-64 Yaş
%2.9
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%45.8
Erkek
%54.2

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%23.8 (5)
9
%9.5 (2)
8
%23.8 (5)
7
%23.8 (5)
6
%14.3 (3)
5
%4.8 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0