Sokaktaki Adam

8,0/10  (7 Oy) · 
25 okunma  · 
8 beğeni  · 
942 gösterim
Ne istemediğini bilen ama ne istediğini bir türlü kestiremeyen, yalnız bir adam, Hasan. Saf, duygusal, ürkek, kimliğini Hasan'la bütünleyerek var olan, Yakup, Hasan'ı anlayan, seven, onun sığınağı olan bir fahişe, Meryem... Aşkını unutmak, için sıkıntısını denizlere akıtmak isteyen Hasan, güzel sanatlar eğitimini yarıda bırakarak gemilerde çalışmaya başlamıştır. Arkadaşı ve sırdaşı kamarot Yakup'la birlikte kaçak kürk işine bulaşırlar...

"Zula"da kürklerle İstanbul'a demirleyip sahile çıktıklarında onları bekleyen, umduklarının aksine bol para değil, macera dolu günlerdir... Nefes kesen bir film tadında, jilet gibi keskin ve gerçek bir roman...
(Arka Kapak'tan)
  • Baskı Tarihi:
    2012
  • Sayfa Sayısı:
    240
  • ISBN:
    9789754584332
  • Yayınevi:
    İş Bankası Kültür Yayınları
  • Kitabın Türü:
ayhan özköroğlu 
01 Nis 11:16 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 6/10 puan

İlk kez okudum Attila İlhan'ı.Oğuz Atay'ın tutunamayanları çok benzeşiyor.Sıra dışı bir hikaye. Esas oğlan Hasan'ın sıkıntılı ruh hali üzerine oturtulmuş, sokakta ki adam,ihtiras ve zevklerin yanısıra aşk temasına da dokunan bir öykü.Çok fazla monolog ve okuru sıkıntıya düşüreb gel-gitler psikolojik roman özelliğiniön plata itiyor.Öyle ki Hasan'ın artık deliliğe varan saçma sapanlığı ve Hasanla ilgili satırların süreklü kendini tekrarlaması bir noktada kitabı fırlatıp atmak hissine sürüklüyor insanı.Sabrederek (hem kitaba hem Hasan'a) okumak zorunda kalıyorsunuz yani.Ama final de sabrınızın karşılığını alıyorsunuz.Ayrıca mesajların okura dokunuşları çok güzel ve yumuşak.Ama mesajların içeriği göreceli.Okunur mu evet okunur.Attila İlhan bu yani.
Son olarak bir cümleyle bu kitabı ifade etmemi istersiniz:
"Neyi istemediklerini bilen, neyi istemediklerini bir türlü kestiremeyenlerin" kitabı...

Rabia Bayram 
06 Kas 2016 · Beğendi

Eski zamanlar şimdikilerden iyiydi diyenlere inanmayınız. Gelecek zamanlar, şimdikilerden iyi olacak diyenlere de inanmayınız. Onlar kendilerini avutmak için konuşurlar. Geçmiş gelecek derken kafalarında billurlaşmıl hiçbir fikir yoktur. Birincileri birbirilerinin tansiyonları ile ilgilenir ve ahmakça şeyler anlatırlar; ikincileri ise, birbirilerine sadece kızar ve kıskanırlar.

Kitaptan 16 Alıntı

Sizin hiç her şeyinizi bir belkiye bağladığınız olmamış mıdır?

Sokaktaki Adam, Attila İlhan (Sayfa 178 - İş Bankası Kültür Yayınları, 2015, 5. basım)Sokaktaki Adam, Attila İlhan (Sayfa 178 - İş Bankası Kültür Yayınları, 2015, 5. basım)

Karanlık,karanlıktır.
İçimde korkunç bir karanlık hüküm sürüyor. Bu karanlığı biraz olsun aydınlatabilmek için, ömrümün kaç senesini seve seve verirdim. Karanlık, karanlıktır. Petersen’in gemisi şimdi kimbilir hangi cehennemde? Zaman bizimle alay ediyor. Biz uzayla alay ediyoruz. Belki kendimizle alay ediyoruz. Hayrebedyan doğru söylemişti: “Hiç düşmanını seven kimse görülmüş mü?” Dostluklar kurduğumuz insanları dahi, sahiden seviyor muyuz sanki? Bir insan, bu şartlar içinde, bir başka insanın üstünde, sadece kendi hayallerini, kendi arzularını sever.

Sokaktaki Adam, Attila İlhan (Sayfa 49)Sokaktaki Adam, Attila İlhan (Sayfa 49)
ibrahim 
27 Tem 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Diyeceksin ki Allahın denizi, isteyek tükürür isteyen tutar ortasına işer. İşesin birader, işesin. Ama düşün, deniz bu, onun üstündeyiz, sabah akşam, yaz kış, daima onun içindeyiz; istese, yani kafası kızsa diyorum, bizi batırması oyuncak onun için; hani canın çekerse, velinimetimiz de! Hah, sonra da kalk, suratına tükür. Yok, ben yapamam. Yaptılar mı içerlerim. Hepsi bilirler. Selim de bilir. Ya mahsus yapıyor, puşt, ya da unuttu.
“-Bak, dedim, Selim! Denize tükürme.
Gözleri camdanmış gibi suratıma baktı:
-Neden?
-Nedeni var mı ulan? Tükürme işte!…

Sokaktaki Adam, Attila İlhanSokaktaki Adam, Attila İlhan

Oysa, ben hiç de kötü bir adam sayılmam. Yalnızım belki. Belki şaşkınım. Belki ne yapacağımı bilmiyorum. Fakat kötü biri değilim. Sadece, yaşamak zorlaşıyor ve birçokları gibi, “bir dümenini” bulamıyorum.

Sokaktaki Adam, Attila İlhanSokaktaki Adam, Attila İlhan

Her inanç, bir miktar hayali gerektiriyor; oysa ben artık, sadece daha az ıstırap çekmek için hayal kuruyorum, inanmak için değil. İrili ufaklı bir sürü inancın gerisinde, ezeli ve şahane sersemlikleri sezdikten sonra, neden kendi sersemliğimi seçmeyeyim? Hemen herkes umumi ve şanlı isimler altında, kendi sersemliklerine inanmıyor mu?

Sokaktaki Adam, Attila İlhanSokaktaki Adam, Attila İlhan
ayhan özköroğlu 
14 Nis 09:22 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 6/10 puan

Biz mutlu olmak için, yalan söylemek zorundayız. Oysa yalan söylediğimiz vakit, gerçek mutluluğu duymaktan çok, işlerini yoluna koymuş bir esnafın, aşağılık keyfini hissederiz.

Sokaktaki Adam, Attila İlhanSokaktaki Adam, Attila İlhan

-Benim bütün çivilerim sökülmüş. Nefes almak gibi kötü alışkanlıklar, yaşamakta devam etmeme sebep oluyor.
-Neymiş bu dert böyle? Sizi mahveden?
-Yaşamak için yaşamak sersemliği! İnsani olan ve olmayan, bütün amaçların dışında kalmış olmak.

Sokaktaki Adam, Attila İlhanSokaktaki Adam, Attila İlhan

Susuyoruz sessizliğin ortasında, saatin tıkırtısı meydana çıkıyor. Onunki de budalalık. Hepsi birbirine benzedikten sonra, zamanı sonsuz parçalara bölmek niye?

Sokaktaki Adam, Attila İlhanSokaktaki Adam, Attila İlhan
ibrahim 
27 Tem 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Onunla ilgilenmek, onunla kaynaşmak, onu kendine ait bir şeymiş gibi hissetmek gerekir. Elinmiş, kolunmuş gibi. Oysa İstanbul, umurumdan hariç. Güzel olduğu gerçek, ama neye yarar? Onda ve bizde bu sıkıntı sürerken?

Sokaktaki Adam, Attila İlhanSokaktaki Adam, Attila İlhan
2 /