"Koskoca dünya aslında bir ana rahmidir. Vakti gelince bu rahmi terk etmemiz lazım. İlelebet burada kalamayız. Ama biz burdan çıkmak istemiyoruz. Zannediyoruz ki dünyayı terk edersek ÖLECEĞİZ. Ölünce de yok olacağız. Oysa ölüm dediğin başlı başına bir DOĞUMDUR ASLINDA. Ölünce bu rahimden çıkacağız, doğacağız SONSUZLUKTA. Bunu bir idrak edebilsek korkmazdık ölümden. İdrak edemediğimiz için korkuyoruz. Doğar doğmaz ağlayan bebekler gibi biz de bu dünyadan ayrılmayalım diye ağlıyoruz. O YÜZDEN ÖLMEDEN ÖNCE ÖLMEK LAZIM."
" Bir anıyı kodladığınız anki ruh halinizle o anıyı hatırladığınız anki ruh haliniz anının kendisini etkiler ve değiştirir. Yani, söylediğiniz hikaye tarih olmaktan çok, TARİHSEL BİR KURMACADIR.
Belleğin ( gerektiği vakit başvurulan alfabetik dosyalardan değil), beynin içindeki bağlantılardan oluştuğunu ve geri getirilen anıların özünde çarpıtılmaya açık olduğunu ( ve geçmişinizdeki olayların her ayrıntısı gerçeğe uygun ve yanlışsız fotokopileri olmadıklarını) unutmayın. "