Quintessentia

Quintessentia
@Dedalus_
Özüne yaklaştıkça manzara değil, uçurum büyür. Modifiye edilmiş benliğinden memnunsan, dön geri; sana göre değil burası... #306148980
Modern dünyada çocuk, anne ve babasının nörotik ilişkilerinin, kavgalarının ve sınırlarının yegane mahkumudur. Oysa Dagara köy hayatında çocuk, evler ve yetişkinler arasında özgürce akan, tüm kabileye ait bir öznedir. Bu "geniş aidiyet duygusu", çocuğu modern şehirli çocukların mustarip olduğu o kronik "yalnızlık, güvensizlik ve varoluşsal kaygı" patolojilerinden koruyan en güçlü evrimsel kalkandır. Kolektif çocuk büyütme, ebeveynin üzerindeki ağır yükü kaldırırken, çocuğun zihnini de çok boyutlu ve sağlıklı bir sosyal ağla örer.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Kabilenin tüm kadınlarının bir bebeği ortaklaşa emzirdiği ve hepsinin kendisini o çocuğun meşru annesi olarak gördüğü bir sosyo-biyolojik gerçeklik karşısında; modern toplumun anneliği mülkiyetçi bir "kan bağı" takıntısına indirgemesi, aslında kadını kabile desteğinden mahrum bırakarak yalnızlaştıran kurumsal bir zulüm müdür?

Quintessentia

@Dedalus_
·
Kulina yerlilerinde çocuk büyütmek ve emzirmek, sadece biyolojik annenin sırtına yüklenmiş yalıtılmış bir ceza değildir; kabilenin tüm kadınları tarafından paylaşılan kolektif bir eylemdir. Anneannelerin bile sütü gelmediği halde bebeği emzirerek sakinleştirmesi, annelik içgüdüsünün ve şefkatinin mülkiyet sınırlarını aşarak gruba yayıldığını belgeler. Bu durum, modern çekirdek ailede tek başına çocuk büyütmeye zorlanan ve bu yüzden kronik bir depresyon ve tükenmişlik yaşayan modern kadının yaşadığı krizin antropolojik nedenini açıklar: Biz biyolojik olarak bir çocuğa tek bir kadının "sahip olduğu" izole sistemlere değil, kolektif emzirme ve bakım ağlarına ayarlanmışızdır.
Kulina yerlilerinde çocuk büyütmek ve emzirmek, sadece biyolojik annenin sırtına yüklenmiş yalıtılmış bir ceza değildir; kabilenin tüm kadınları tarafından paylaşılan kolektif bir eylemdir. Anneannelerin bile sütü gelmediği halde bebeği emzirerek sakinleştirmesi, annelik içgüdüsünün ve şefkatinin mülkiyet sınırlarını aşarak gruba yayıldığını belgeler. Bu durum, modern çekirdek ailede tek başına çocuk büyütmeye zorlanan ve bu yüzden kronik bir depresyon ve tükenmişlik yaşayan modern kadının yaşadığı krizin antropolojik nedenini açıklar: Biz biyolojik olarak bir çocuğa tek bir kadının "sahip olduğu" izole sistemlere değil, kolektif emzirme ve bakım ağlarına ayarlanmışızdır.
— Öğretinizde, bireyin hayatındaki sonuçların sonsuza kadar dalgalandığından söz etmiştiniz. Bu, sizin öbür dünyaya inandığınız anlamına mı geliyor? Cennete ya da cehenneme?.. — Ölümün sadece bir kapı olduğuna inanıyorum... Kapandığında başka biri açılır. Cenneti hayal edecek olursam, açılan bir kapı hayal ederim. Ve arkasında, onu beni beklerken bulacağımı. #Cloud Atlas🎬
Var olmak; anlaşılmaktır... Ve kendini tanımak, sadece başkalarının gözünden görmekle mümkündür. Ölümsüz hayatlarımızın doğası, söylediğimiz şeylerin ve yaptıklarımızın bir sonucudur ve yayılarak zamanın içinde var olurlar. #Cloud Atlas 🎬