Modern dünyada çocuk, anne ve babasının nörotik ilişkilerinin, kavgalarının ve sınırlarının yegane mahkumudur. Oysa Dagara köy hayatında çocuk, evler ve yetişkinler arasında özgürce akan, tüm kabileye ait bir öznedir. Bu "geniş aidiyet duygusu", çocuğu modern şehirli çocukların mustarip olduğu o kronik "yalnızlık, güvensizlik ve varoluşsal kaygı" patolojilerinden koruyan en güçlü evrimsel kalkandır. Kolektif çocuk büyütme, ebeveynin üzerindeki ağır yükü kaldırırken, çocuğun zihnini de çok boyutlu ve sağlıklı bir sosyal ağla örer.