Romanımızın tok ve yerli dili Yaşar Kemal'in bir solukta okunabilecek bu eseri; "modern dünyanın" bireyini, kuşların kafesinden bakarak sunuyor bizlere. İnsanlığın (İstanbul özelinde) Modern zamanda geldiği durumu anlatan üstat, çoğu eserinde olduğu gibi elinde cımbızla dolaşıp duruyor toplum içinde. İğne iplik alıp dizdiği kimi toplumsal sorunu haykırıp kulak yırtarcasına bağırır kulağını tıkayanlara. Yine bir adım ötede naif bir umutla bu sorunların çözümünü fısıldar bizlere. Bireyin, kendine yetişmesi uğruna sabah kalkar kalkmaz koşup günün sonunda kendisinin arkasında kaldığı gerçeğini insanın kalabalığı içindeki yalnızlığıyla gözler önüne seriyor. Kendisine ulaşmak için çabalayan insanın gittikçe kendisinden uzaklaştığını 'Kuşlar da gitti" metaforuyla kaleme alan üstad, biz okurlara çok tatlı bir dille acı gerçekleri sunuyor.