Quintessentia

Quintessentia
@Dedalus_
Özüne yaklaştıkça manzara değil, uçurum büyür. Modifiye edilmiş benliğinden memnunsan, dön geri; sana göre değil burası... #306148980
Bilim dünyası 1929'a kadar bonoboyu tanımadığı için tüm insan doğasını şempanze vahşeti ve erkek egemenliği üzerine kurmuştur. Oysa bonobo üzerinden kurulacak bir antropoloji, cinselliği, empatiyi ve işbirliğini temel alacaktı. [...] kadının cinselliğini kontrol etme ve mülkleştirme dürtüsü insanın "asli doğası" değil, bu tamamen tarım devrimiyle başlayan yapay sosyoekonomik koşullara (özel mülkiyet dünyasına) verilmiş geçici bir tepkidir sadece.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Bazen önce bonoboyu keşfetmiş, şempanzeyi hiç bilmemiş ya da çok sonraları öğrenmiş olsaydık ne olurdu diye merak ediyorum. İnsan evrimi hakkındaki tartışma şimdiki kadar şiddet, savaş, erkek egemenliği etrafında değil daha çok cinsellik, empati, ilgi ve işbirliği etrafında dönerdi. Ne kadar farklı bir entelektüel atmosferde yaşardık. Birçok teorisyen tarım sonrası dişi sadakati ile ilgili yakın geçmişe dair kaygılarını tarih öncesine yansıtarak, kendilerini çıkmaz bir sokağa sokmuşlardır. Modern insanın içgüdüsel gibi görünen kadın cinselliğini kontrol etme dürtüsü, insan doğasının asli bir özelliği değildir. Belirli tarihi sosyoekonomik koşullara tepkidir ki bu koşullar da türümüzün evrimleştiği koşullardan tamamen farklıdır.
Modern antropolojinin, insan cinsel anatomisiyle birebir örtüşen bonobo verilerini sadece "tek eşli evlilik modeline uymuyor" diye kuramsal olarak dışlaması; bilimin de ahlak bekçiliği yapan totaliter bir inanç sistemine dönüştüğünün kanıtıdır adeta.
İnsan, şiddet odaklı şempanzedense, barış, cömertlik ve yoğun erotizm odaklı bonoboyla çok özel bir genetik bağı (AVPR1A genindeki mikrouyduyu) paylaşmaktadır. "Doğanın ekstazi hapı" olan oksitosin, insanın evrimsel olarak sevgiye, şefkate ve cinsellik yoluyla sosyal bağ kurmaya ayarlandığını gösterir. Şempanzeler bu genetik özelliği evrimsel süreçte kaybetmişken, insan ve bonobo bu genetik hattı korumuştur. Bu durum, barışçıl ve çok eşli komünal cinselliğin bizim anatomik fabrikamızda yazılı olduğunun en net kimyasal ispatıdır.
Kritik olan şudur ki insanlar ve bonobolar, şempanzelerden farklı olarak, barışçıl bir arada yaşama konusunda anatomik bir eğilimi paylaşır görünürler. İki tür de oksitosin hormonu salgılanmasını sağlayan (AVPR1A geninde bulunan) tekrar eden mikrouyduya sahiptir. Doğanın ekstazi hapı denen oksitosin şefkat, güven, cömertlik, sevgi ve evet, erotizm gibi sosyal duygularda önemli rol oynar. Antropolog Eric Michael Johnson'ın açıkladığı gibi: 'Şempanzelerin bu tekrar eden mikrouyduyu kaybetmesi, insanların ve bonoboların bağımsız biçimde aynı mutasyonu geliştirmiş olmalarından çok daha olasıdır'.