arabacıyı bir yerde bırakıyorlar, ormanların içinde, bomboş uzanan kumsallarda baş başa yürüyorlardı. Tahire Hanım onun elini tutuyordu yürürken. Ziya bu yürüyüşlerden sıkı-lıyordu ama Tahire Hanım'ın bu gezintilerden garip bir zevk aldığı anlaşılıyordu. Kimsenin olmadığı bir yerde, bir insan öldürmüş bir erkekle yapayalnız kalmanın onda uyandırdığı o tuhaf, sivri ve keskin bir hayvan pençesinin dokunuşunu andıran ürpertici duyguyu Ziya'nın kavraması imkânsızdı. Böyle bir duygu olabileceğine bile inanmazdı.