YouTube kitap kanalımdaki videoda İhsan Oktay Anar'ın kitaplarını ve Puslu Kıtalar Atlası kitabını yorumladım: ytbe.one/V515MhDVuIU
"Asra yemin olsun ki, insan mutlaka ziyandadır. Ancak iman edenler, salih amel (iyi işler) işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye eden ve sabrı tavsiye edenler bunun dışındadır."
[Kur'an-ı Kerim, 103:1-3]
Kitapkurdu Oğuz rivayet eder ki, bu kitap Türk edebiyatının en iyi kitaplarından biridir ve vardığı bu sonuç kesinlikle tartışma kabul etmezdir.
Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde kalbur saman içinde yılların 95'inde Puslu Kıtalar Atlası adında bir kitap yazılagelmiş. Yazarı da bizzat bu kitabın içinde adı geçen ve Uzun İhsan namıyla tanınan biriymiş. Deli manyağın teki miymiş bu herif, ne? Güya Türk edebiyatında postmodern üslubun piri derlermiş onun için.
Gel zaman git zaman, binlerce insan okumuş ve kendine katmış bu kitabı. Binlerce insan geçmiş bu kitabın feleğinden. Kıtaların üstüne nasıl ki puslar indiyse, insanların içi de puslanıvermiş bir zaman sonra. Bu melun pusları aşma becerisini gösterenler ise esas bilge insanlarmış Uzun İhsan'a göre.
Kimileri Ebrehe gibi hakikati yanlış yerlerde aramış, kimileri ise Bünyamin gibi kendi manevi atlasının peşine düşmüş. Zahir ile batınîyi birleştiren kimsenin kâmil insan olma ünvanına erişebildiği bu devran-ı alemde, herkesin kendisine münhasır bir hakikat arama biçimi varmış.
Tutkusudur ya insanı hem yücelten hem de alaşağı eden, işte ilim öğrenmekmiş insanı en çok yücelten tutkusu da. Muzır hırslara kapılıp hayatını ipe sapa gelmez hayallerle geçiren kişinin sonu elbet ki yıkımmış. Hem rivayete göre öyle bir yıkımmış ki bu, şu koskoca alemin en kuvvetli bombaları bile bir araya gelse yine ortaya böyle bir cereyan çıkaramazmış.
İşte kitaplardan o kitap ki, Puslu
Gözlerimi kırpmadan heyecanla diğer sayfasını bekleyerek okuduğum bir kitaptı. Yaratığın yalnızlığını iliklerime kadar hissettim.Onu Yaratana söyledikleri en sevdiğim kısmıydı.