Gökhan UÇAR

Gökhan UÇAR
@Defender
Kitap - Dolma Kalem - Keman - El Yazısı
Uluslararası İlişkiler
Eskişehir
208 okur puanı
Nisan 2017 tarihinde katıldı
Çelebi'nin 'Turquerie' denen ve giyim modasından resme, mimarlıktan müziğe pek çok alanda etkili olan 'Türk modası'nın doğuşunda önemli rolü olduğu kabul edilir. Mozart'ın, Çelebi'nin Paris'i ziyaretinden neredeyse yarım yüzyıl sonra bestelediği Saraydan Kız Kaçırma, Türk Marşı ve başka 'alla turca' eserleri, bu modadan beslenen sanat eserlerinin en meşhurlarındandır.
Sayfa 95
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
III. Ahmet 1718'de, Çelebi şıkk-ı salis defterdarı olduğu dönemde, onu Pasarofça Anlaşması müzakere heyetinde görevlendirdi. Çelebi'nin diplomasi kariyeri böylece başladı.
Sayfa 94
Biz dahi ol durbin ile ay'a baktık. Gayet büyük görünürdü. Durbine sığmaz idi ve hepsi bize öyle göründü ki, içi sünger gibi bir ekmek somunu ortasından kessek nasıl görünürse öyle bir hâli vardı. Gûya, ay'da çukurlar ve tümsekler olup çukur yerler gölge olmağla mavi renkte görünür, zemini ise, beyaz ve berrak görünürdü.
Sayfa 85
Bir büyük havuz daha gördük ki, ortasında şadırvanı bir köşk kadar var. Etrafında yüzden fazla tunçtan yapılmış acayip hayvan var. Her biri öyle hendese ile konmuş ki, sular fışkırdığı zaman bir latife manzara hasıl olur, temâşâsı gamlara devâdır, gönüllere ferahlık verir.
Sayfa 64
opera
Bir müddet raksolunup sonra opâreye başladılar. Bunun aslı bir hikâyeyi canlı göstermek. Her hikâyeyi bir kitap edüp basmışlar. Hepsi otuz kitap olmuş. Her birinin adı var. Her mecliste bir başka hikâyeyi henüz oluyormuş gibi gösterdiler. Bizim olduğumuz mecliste bir padişah var imiş. Bir başka padişahın kızına aşık olup istemiş. Amma kızı dahi bir başka padişahın oğluna aşık imiş. Aralarında geçen halleri ayni ile gösterdiler. Meselâ padişah kızın bahçesine varacak oldu. Önümüzdeki saray bir anda kaybolup yerinde bir bahçe zuhur etti ki limon ve turunç ağaçlarıyla dolu idi. Ve bir vakit oldu ki, dua için kiliseye varacak oldu. Ol bahçe yerinde gerçekten bir büyük kilise peydâ oldu. Aralarını soğutmak ve ayırmak için sihirbaza müracaat iktiza edüp türlü türlü sihirler gösterip ateş oyunları ettiler. Ve atlı ve piyade askerler ile cenkler gösterdiler, gökten bulut ile âdemler inip ve yerden âdemler uçurdular. Sözün kısası, ol kadar şaşılacak şeyler gösterdiler ki, tâbiri kabil değildir. Gök gürlemeleri ve şimşekler gösterdiler. Görülmedikçe inanılmayacak kadar acayiplikler ve gariplikler temâşâ olundu. Hele aşk hallerini öylesine gösterüp icrâ ettiler ki, gerek padişahın ve gerek kızın ve gerek kralzadenin tavır ve hareketlerine bakıldıkça insanın acıyacağı gelirdi.
Sayfa 54