Gökhan UÇAR

Gökhan UÇAR
@Defender
Kitap - Dolma Kalem - Keman - El Yazısı
Uluslararası İlişkiler
Eskişehir
208 okur puanı
Nisan 2017 tarihinde katıldı
İnsanı ağzına giren yemek değil de ona duyduğu iştah kirletir. Bu ne nitelikle ne de nicelikle alakalıdır, yalnızca nefsine düşkünlüktür, yenilen şey ne hayvani hayatımızı devam ettirmemize ne de ruhumuzu beslememize yarar, ancak bizi ele geçiren kurtları besler.
Sayfa 235
Reklam
Thseng-tseu, "Ruh kendi istediklerini yapamadıkça kişi bakar da görmez, dinler de duymaz, yer de yine tat almaz," der. Yediğinin tadına varabilen kişi obur değildir, varamayansa oburdur.
Sayfa 235
Kişi zihninin belli belirsiz, doğruluğu şüphe götürmez, daimi önerilerini dikkate alırsa, bunların kendisini aşırılıklara ya da deliğe değil de daha azimli ve inançlı bir yöne götürdüğünü görecektir. Sağlıklı bir insanın en cılız ama kendinden emin itirazı bile sonunda insanlığın savlarına ve geleneklerine galip gelecektir. Hiç kimse kendini yoldan çıkarana dek dehasının peşinden gitmez. Sonuç bedensel zayıflık olsa dahi, hiç kimse bu sonucun pişmanlık vereceğini söyleyemez, çünkü bu daha yüce ilkelere uygun bir yaşamdır. Eğer gece gündüz demeden onları sevinçle karşılarsan, hayat çiçekler ve tatlı kokulu otlar gibi bir rahiya yayarsa, daha esnek, daha yıldızlı, daha ölümsüzse, işte bu senin başarındır. Bütün bu doğa senin kutlamandır ve her an şükretmek için sebebin vardır.
Sayfa 233
Şafak sökmeden özgürce kalk ve maceraya atıl. Bırak öğle seni başka göllerde bulsun, gece vardığın yer evin olsun. Bundan daha geniş tarlalar, buradakinden daha kıymetli odunlar yok. Doğaya uyum sağlayıp yabanileş, asla samanın yerini tutamayacak şu sazlar ve eğreltiotları gibi ol. Bırak gök gürlesin, çiftçinin mahsulünü mahvettiyse ne olmuş, onun sana getirdiği bu değil. Herkes vagonlarına ve barınaklarına kaçarken sen bulutların altına sığın. Ekmeğini kazanmayı iş gibi görme, eğlencen olsun. Toprağı sev ama sahiplenme. İnsanlar hem bir işe hem de inanmaya muhtaç, bu yüzden alıp satıyor, hayatlarını bir köle gibi geçiriyorlar.
Sayfa 224
Emeklerine, her şeye bir fiyat biçtiği ve elinden gelse yüklenip pazara taşıyacağı Çifliğine, karşılığını vereceklerini düşünse Tanrı'sını bile pazarda satacak olan bu adama saygı duymuyorum. Onun tanrısı pazardır, onun çiftliğinde hiçbir şey bedavadan yetişmez, onun tarlalarında mahsul, çayırlarında çiçek, ağaçlarında meyve yoktur, bunların yerine dolar vardır, meyvelerin güzelliği onun hoşuna gitmez, ona göre meyveler ancak dolara dönüştüklerinde olgunlaşır.
Sayfa 211
Reklam