Siz halkı yönetenler, neden ceza vermeye gereksinim duyuyorsunuz? Erdemi severseniz insanlar da erdemli olacaktır. Üstün insanın erdemleri rüzgâr gibidir, sıradan insanın erdemleri ise otlar gibidir; otlar, üzerlerinden rüzgâr eserken eğilir.
Kaybolmadığımız, başka bir deyişle dünyayı kaybetmediğimiz sürece kendimizi bulmaya da başlayamayız, nerede olduğumuzu ve ilişkilerimizin sonsuzluğunu fark edemeyiz.
Nasıl ki sincaplar bu yıl ormanda yeterince fındık yetişir mi diye endişelenmezlerse, gerçek bir çiftçi de endişelenmemeli, her gün işleriyle meşgul olmalı, tarlasında yetişenlerin hepsinde hak sahibi olduğunu düşünmeyi bırakmalı ve zihnini hem ilk hem de son mahsullerinden feragât etmeye hazırlamalıdır.
Fasulyelerimi hiç gübrelemediğim, tek seferde değil de çapalayabildiğim kadar çapaladığım halde sonunda emeğimin karşılığını aldım, çünkü Evelyn'in de dediği gibi, "Aslında hiçbir gübre ya da komposto bu daimi hareketle, toprağı kazma kürekle havalandırmayla karşılaştırılamaz." Başka bir yerde de "Toprak," diye ekler, "bilhassa tazeyse belli bir çekim gücü vardır, hayat veren tuz, güç, erdem ya da adı her neyse kendine çeker ve ona harcadığımız bütün emeğin ardında bu mantık yatar, bütün gübreler ve ıslahlar bu gelişme için geçici vekillerdir."