Gökhan UÇAR

Gökhan UÇAR
@Defender
Kitap - Dolma Kalem - Keman - El Yazısı
Uluslararası İlişkiler
Eskişehir
208 okur puanı
Nisan 2017 tarihinde katıldı
Başlı başına bir literatür oluşturmuş olan Balkan yenilgisinin sebeplerine dair yayınlarda temel neden olarak Türklerin uykuda oluşu; sanat, ticaret, servetin yabancıların ya da Hristiyanların elinde bulunuşu gösterilmiştir.
Sayfa 75
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Miroslav Hroch'un büyük oranda kabul gören milliyetçilik aşamalarına göre birinci aşama milletin kültürünün araştırıldığı edebi aşamadır. İkinci aşamada milli bilinç oluşturmaya yönelik çalışmalar yapılır. Son aşamada ise milliyetçiliğin kitleselleşmeye başladığı aşamadır. Türk milliyetçiliği 1860'lı yıllarda başlayan birinci aşamasını, 1908'den itibaren de ikinci aşamasını tamamlayarak Balkan Savaşı ile üçüncü aşamaya girmiştir. Bu aşamada eski kimlik Osmanlılık yerine son derece hızlı bir ivmeyle yeni Türk milli kimliği inşa edilmeye başlanmıştır. Bu yeni kimliğin, Balkan Savaşı'yla şiddetle tehdit edilmiş toplumun psikolojik ve fiziksel güvenliğinin yeniden inşa süreciyle eş zamanlı olarak benimsenmiş ve kitleselleşmeye başlamış olduğu görülmektedir.
Sayfa 70
Tedeschi ve Calhoun'un saptamalarına göre posttravmatik gelişim sürecinde varoluşsal farkındalık artarken yeniden değerlendirme, eski inanç ve düşünce kalıplarını sorgulayıp yenilerine ulaşma yaşanmakta, bir anlamda travmatik deneyim etrafında yeniden yapılanma süreci inşa edilmektedir. Yaşanan tehdit algısı ne kadar büyükse posttravmatik büyümenin de o kadar büyük olabileceğine dair görüşler bulunmaktadır.
Sayfa 69
Tanzimat gazetesinin 23 Aralık 1912 tarihli haberinden: "Rumeli'de Balkan müttefik ordularının ve çetelerinin Müslüman halka yaptıkları mezalimler göz önündedir. Avrupa medeniyetinin bu feci mezalimleri görmemeleri ne kadar esef vericidir. Medeniyete yakışan vazife bu faciaları önlemektir. Hiç olmazsa tamamen mezalimleri ortaya çıkararak dünyaya duyurmaktır. Türklerin barbarlığından bahseden Fransız gazeteleri, niçin Bulgarların, Sırpların, Yunanlıların, Karadağlıların canavarlıklarını görmüyorlar? Türkler barbarlık yapıyor diye feryat edenlerin yalancılığı bizzat Le Temps gazetesi yazarı Mösyö Janrud tarafından yalanlanmadı mı? Rumeli'de Müslüman halka yapılan mezalimi dünya gördü. Fakat hiçbir şey yapan yok."
Sayfa 65
19. yy. Osmanlı büyük grubu için Balkanlar'ın ne ifade ettiğinin anlaşılması tayin edicidir. Buna göre; Balkanlar beş asır boyunca memalik-i Osmaniye'nin tarım, hayvancılık ve madencilikten başka ticaret hayatının kalbi, bir yandan imparatorluğa yayılan her türlü gelişme ve yeniliğin öte yandan devletin hem asker hem üst düzey devlet adamı hem de münevver/aydın membaı olmuştur. 19. yy.'dan itibaren imparatorluğun en gelişmiş şehirlerinden biri olan Selanik ise payitahttan sonra memalik-i Osmaniye'nin ikinci merkezidir. Ezcümle, rahatlıkla söylenebilir ki, Osmanlı Devleti Balkanlar'la birlikte iktisadi, siyasi, sosyal, kültürel ve beşeri ihtiyaçlarını karşıladığı hayati bir uzvunu kaybetmiştir.
Sayfa 52