Anma eylemi (commemoration) -bir hatırlama arayışı anlamında- özel bir öneme sahiptir ve siyasal bir topluluğun kimliğini normatif olarak şekillendirme gücüne sahiptir.
Savaşlar ile onların görsel temsiliyetini sağlayan sanatsal abideler arasındaki bağı sergileyen dünya üzerinde birçok eser bulunmaktadır. Komutanların veya savaşçıların heykelleri, savaş meydanı düzenlemeleri, zafer anıtları ve abideleri hep aynı amaçla inşa edilmişlerdir: "hatırlamak". Kimi zaman toplu bir yasın, kimi zaman bir lider veya muzafferin yükselişinin, kimi zamansa toplumsal bir kimliğin inşasında kullanılan bir zafer hikâyesinin anımsatıcısı olarak kullanılan sanatın, politik önemi buradan kaynaklanmaktadır.
Timur'un torunu Uluğ Bey tarafından 1421 yılında kurulan Semerkant Medresesi ile Semerkant Rasathanesi'nde gerçekleştirdiği çalışmalar sonucunda Batı'da kendisinden 15. yüzyıl astronomu olarak bahsedilmesi ve merkezi Amerika'da bulunan Uluslararası Astronomi Derneği tarafından da ay yüzeyinin önemli bölgelerinden birine Uluğ Bey krateri adının verilmesi bu dönemde yetişen hem Uluğ Bey'in, hem de onun yetişmesinde önem arz eden hocalarının bir başarısıdır.
Timur Rönesans'ı Timur'un çabaları sonucu gerçekleşen ilimde, sanatta, kültürde ve imarda meydana gelen ilerlemelerin tümüdür. Yaşanan bu gelişmelere Rönesans denmesinin sebebi ise bu dönemin herhangi bir "Yeniden Doğuşu" ifade etmesinden kaynaklanmaz. Bu dönem yeniden doğuş olmaktan ziyade yaratıcılığın yüceltildiği bir dönemdir. Yani geçmişten beslenmek veya etkilenmek yerine kendi yaratıcılığını üretmiş ve bunu destekleyerek teşvik etmiştir. Bu dönem hiçbir zaman Avrupa Rönesans'ında olduğu gibi bir öze dönüş isteğini içinde barındırmamıştır. Çünkü geçmişlerinde dönebilecekleri bir "öz" bulunmamaktadır. Bu durum da Timur Rönesans'ı kendi bulunduğu coğrafyasının bir nevi Antik Çağ'ı olmuştur.