Metin Özdemir

Metin Özdemir
@Deliyurek007
Sınıf Öğrt, Üstün Potansiyelli Bireylerin Eğitmeni, Akıl Zeka Oyunları, IB PYP,TBT Eğitmeni,OyunTemelli Mat Öğrt, Hızlı Okuma,Kitap Seçme Kılavuzu,Yazar,Drama
Lisans
İstanbul
Bursa, 1 Haziran 1979
10202 okur puanı
Temmuz 2015 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitaplar
Talebe - Tara Westover
9/10
·363 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Ocak 2026 00:24
Talebe; isteyen, talep eden demektir. Öğrencinin kendi eğitimini talep etmesi. Bu kitapta Idaho dağlarında, dünyadan izole bir ailede doğan Tara’nın çocukluğu anlatılır. Okul yoktur, doktor yoktur. Baba, devlete ve modern hayata karşıdır. Çocuklar evde, çöplükte ve tehlikeli işlerde çalışır. Tara, daha çocukken korku ile itaat arasında sıkışır. Tara'nın bir doğum belgesi bile yoktur. Hayatta bedenen olsa bile resmiyette olmayan Tara'nın var olma ve kendini inşa öyküsü. Kitabımız sevdiklerimizden gerektiğinde kopabilir miyiz? sorusuna cevap aynı zamanda. Tara hiçbir zaman okula gönderilmez. Okuma yazmayı kendi kendine öğrenir. Matematik, tarih, bilim… hepsi eksiktir. Babasının inançları ailede sorgulanamaz bir otorite halindedir. Tara’nın dünyası, dağ ve evden ibarettir. Anne, bitkisel ilaçlara ve alternatif tedavilere inanır. Baba ne derse olur. Anne, çocuklarını korumak ister ama çoğu zaman susmayı seçer. Tara, annesinin bu sessizliğini ileride çok sorgulayacaktır. Ailenin bir ferdi olan Shawn, Tara’ya ve diğer kardeşlere fiziksel ve psikolojik şiddet uygular. Aile bu durumu inkâr eder. Tara için en yıkıcı şey, yaşadıklarının “gerçek” sayılmamasıdır. Hafızasından bile şüphe etmeye başlar. Bir ağabeyinin üniversiteye gitmesi Tara’nın zihninde bir kapı aralar. Üniversite nedir? Sınav nedir? Tara, hiçbir temel bilgisi olmadan üniversiteye hazırlanmayı kafasına koyar. Bu, ailesine karşı atılmış sessiz bir adımdır. Tara üniversiteye kabul edilir. Ama burada her şey yabancıdır: sınıf düzeni, dersler, öğrenciler… En basit kavramları bile bilmez. Kendini yetersiz hisseder ama pes etmez. İlk kez “öğrenmenin” ne demek olduğunu fark eder. Tarih ve felsefe dersleri Tara’nın dünyasını altüst eder. Öğrendikleri, babasının anlattıklarıyla çelişmektedir. Tara için bu dönem,
TalebeTara Westover · Domingo Yayınevi · 20194,791 okunma
Reklam
9/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2024 40. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 18 Nisan 2024 23:27
"Nasıl olur aka birilerinin emekleriyle kazandığı her şeyi başka birileri gelip hiç emek harcamadan alıp gider, aklım almıyor bunu nasıl albızca bir iştir bu," Ötükent'de Tanrı Dağlarının eteklerinde kurulan Leylek Obası'nın en baş yiğiti Akman Bey'in üçüncü çocuğu olmuş ve çoçuğuna güzel bir toy yapılırken yörenin o dönemde hatırı sayılır kişisi Toros Kam (ulu kişi) tarafından bebeğe Tulpar ismi verilir. Leylek Obası'nda toy devam ederken Hulagu denilen haydut ve çetesinin saldırısına uğrarlar. Düğün yeri cenaze yerine döner adeta. Bir yandan da mağarada Börü çok acıklı bir olay sonucu ve kötü bir ortamda dünyaya gözünü açmıştır. Akman Bey'in eşi Günçiçek bebeğini Hulagü'nün saldırısında kaçırmayı başarır ve bir mağaraya sığınır. Akman Bey ve iki kızından biri öldürürlür. Biri kaçırılır. Sert kış ortamında Ana börü yavrularına yiyecek ararken mağarada bir kaplan tarafından altı yavrusunu yerken bir yavrusunu kaplandan kaçırmayı başarır. Ancak birini kurtarır. Yavrularının acısına dayanamayan anne börü bir yandan da mağaraya sığınıp dön nefesini orada veren Günçiçek'in bebeği Tulpar'a anne börü annelik yapmaya çalışacaktır. Birçok yıl Tulpar insan görmeden dağlarda anne börü tarafından beslenir, çiğ et yer. Yıllar sonra Tulpar Toros Kam ve Göktuğ ile kesişir. Tulpar'a kim olduğu, nereden geldiği anlatılır. Daha sonra da Tulpar'ın eşkiya Hülagu'dan öç alma dönemi başlar ve ona göre eğitilir. Bu öç alma yolculuğunda Oray Yüzbaşı ile de tanışır. O da Hulagü'yü ararken kendini feda eder. Uçmağa gitmeden Tulpar'a, Oğuz Kağan'a ulaştırmak üzere bir betik verir. "Türkler birlik olup dik durmadığı sürece soyhaların soyu tükenmeyecek. " "Börü çakalların pususuna düştüğünde nasıl kurtulacağının değil, nasıl öç alacağının hesabını yapar andam, ( kan kardeşim)" Kitabın
Alp Börü ÖçBekir Sevik · Beyaz Fil Yayınları · 014 okunma
9/10
·524 syf.··
Beğendi
·
2024 43. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2024 20:44
Ne erken tükendi aşka inancım Oysa ne çok inanmıştım sevgiye aşka Yazar Nigar Kaya Hanım'ın bana hediye etmiş olduğu kitabı 'Vuslat-ı Şehadet' severek bitirdim. Bana yazmış olduğu cümlesine layık olmaya her zaman çalışacağım. Kitabı eşim ile birlikte okuduğumuz için onun da bitirmesini beklediğimden bugün inceleme yazabilmek nasip oldu. Öncelikle bu kitap yazarımızın gerçek hayatından bir kesit. Kendisi şehit olan eşine belki de bir vefa gereği bu kitabı yazdı. Kitabın ortaya çıkışını Nigar Hanım ( kitaptaki ismi Nihan ) ile şehit eşi Yüksel Kaya arasında geçen mektupların çokluğu diye düşünüyorum. Yüksel Bey şehadete ermeden özel kuvvetlerdeki tehlikeli görevlerinin öncesi Nigar Hanım'a olan aşkı ve bulunduğu görevlerin öneminden oluşan karşılıklı mektuplar. Yeni evli çiftler varsa bu mektuplardan ve kitaptaki diğer sayfalardan birçok aşk sözcükleri,cümlelerini buradan alıntılayabilir. Eşlerin birbirleriyle tanışmalarından sonraki ilk heyecanlarını, sevgileri, aşklarını birbirleri ile tanıştıkları sayfalardan itibaren hissedebiliyorsunuz. Eşlerimln sürekli birbirlerini aramadan rahat duramaması, mektuplaşmaları, evlenmeleri, Asilkan adında meyve vermesi ve sonrasında da görev şehidi olan Yüksel Kaya'nın şehadetinden sonra Nigar Hanım'a ( Nihan'a) hayatın boş ve anlamsız gelmesi. Tam anlamıyla kalabalık içinde yalnızlık günlerinin başlaması. Tek dayanağı oğlu Asilkan. Asilkan sonrasında binbir emeklerle okuyup hukuk alanında okuması ve babasının ölümünü annesinden habersiz araştırmaya başlaması ile kitap devam ediyor. Kitap aslında çok detaylı yazılmış. Bu yüzden spoiler vermemek adına şunu söyleyebilirim. Asilkan babasının gerçek ölüm nedenini nasıl öğrenecek? Kitabın sonuna doğru okurlar bunun cevabını bulabilir. Gelelim Yüksel Bey şehadete ermeden Nihan ile olan
Vuslat-ı ŞehadetNigar Kaya · Yazşader Yayıncılık · 202318 okunma
8/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2024 47. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2024 00:47
"Yalanlar üzerine bir evlilik kurulamaz..." Umuda Yolculuk, Elif Ünal Yıldız Fısıldayan kalemler başkanı Elif Ünal Yıldız Hanım'ın bana hediye etmiş olduğu 'Umuda Yolculuk' kitabını büyük bir dikkatle okudum. Sonuna kadar kitabın sonu nasıl bitecek diye merakla diyorsunuz. Kaç defa kitaptaki karakter Yağmur'un yüzü gülsün artık demişimdir. Kadınların kendi ayakları üzerinde durmasının kaderlerini ne kadar etkilediğini bu kitapta göreceksiniz. Kadınlar hakkındaki tabuların bir bir yıkıldığını, toplumsal cinsiyet kalıplarının dışına çıkıldığını, bir yandan da Yağmur karakteri üzerinden kadınların aslında ne kadar acılar çektiğini evlatları için hayatla mücadele içine girmek zorunda kaldıklarını okuyacaksınız. Kitabın giriş bölümünde daha olaylar başlamadan kadın olmanın ne kadar zor olduğu, elalem ne der endişesiyle kız çocuklarının daha küçük yaşlarda hayatlarının şekillendirilmesi ve evlendirilmesi, yaşadıkları psikolojik, fiziksel ve cinsel şiddet, kadın cinayetleri, yaşanan acılar babaların başlık parası adı altında kız çocuklarını bir mal gibi görmesi satılığa çıkarması, anne babaların çocuklarına dayatmış olduğu evlilikler, annelerinin koca baskısına istemeyerek de olsa boyun eğişi, çocuklarının geleceğini feda edişi kitapta çok güzel işlenmiş. Kitabın baş karakteri Yağmur'dan uzak durması istenen ve tehdit edilen Ankara'nın cevval ceza avukatı olan Deniz Yıldız bu tehditlere boyun eğmeyip Yağmur ile irtibata geçtikten sonra kitapta aksiyon başlıyor diyebiliriz. Yağmur ile buluşan ceza avukatı Deniz Yıldız, Yağmur'dan kendisini tehdit eden telefondaki kişinin kim olduğu ile ilgili bilgiler neredeyse kitabın üçte birini kaplıyor ve Yağmur hayatını tüm detaylarıyla ceza avukatı Deniz Yıldız'a anlatıyor. Anlattıkça Yağmur'un hayat hikayesinin aslında tüm çile
Umuda YolculukElif Ünal Yıldız · Alaska Yayınları · 202411 okunma
Diğer tarafa ne götüreceksin?
9/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2023 52. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 11 Ağustos 2023 23:10
"...hayat daha çocukluğumuzda başlıyor kaderimizi yazmaya." Çocukluğumuzda yaşadığımız travmalar belki hayat boyu bizim kişiliğimizi, olaylar karşısında tavrımızı belirliyor. Hayat bizi günden güne bir yerlere sürüklerken, bu sürükleniş esnasında arada durup hayatımızı sorgulayabiliyorsak ya da kaderin bizim önümüze çıkardığı insanlardan ders alabiliyorsak bazen yoldan çıksak bile tekrar hayata geliş amacımızı sorgulayabiliyor ve daha iyi bir insan olma yoluna tekrar girebiliyoruz. Bu kitap toplumda maalesef kimliğini, kişiliğini kaybetmiş birçok Kenan Bey'in ölüme doğru giderken hızlı geçen gençliğini sorguluyor. Kadın erkek ilişkilerindeki pürüzleri irdeliyor ve psikolojik bir yardım sayesinde bir insanın nereden nereye gelebileceğini anlatıyor. Kral olarak da yaşayıp düşmek de mümkün daha da yükselmek de... Kitabı okurken psikolojik yardımla kabuk tutan yaraların deşilip içindeki apseyi boşaltacak şekilde kadınların peşinde pervane olduğu Kenan Bey'in hayatının sonuna gelirken nasıl bir süreç geçireceğini okuyacaksınız. Mutlaka okumanızı tavsiye ederim. Keyifli okumalar dilerim.
Kral KaybederseGülseren Budayıcıoğlu · Remzi Kitabevi · 201521,8bin okunma
Reklam