“Allah kahretsin, nasıl da acı bir tadı vardı yaşamın!”
Nasıl yorum yazacağımı bilemediğim ve hala sindirmekte zorlandığım, benim için edebiyatın başyapıt eserlerinden olan romanı @kitap.insanlari grubumuzla birlikte dostlarla okuduk
#hermannkarlhesse Bozkırkurdu kitabında Harry Haller adlı intihara meyilli, toplumun, yaşamın yüzeysel ve sığ kurallarına uyum sağlayamayan, eğitimli ama gerek özel hayatı gerekse içsel ve ruhsal dengesi bozuk, sürekli kafasındaki ikilemlerle kuşkularla depresyonun kıyılarında bir karakteri okuyoruz. Kitap her ne kadar karamsar gibi görünse de okurken kısa sürede alt metni dolu, katmanlı, felsefi, psikolojik, bir çok konuda söyleyecek sözü olan, kendinizi de sorguladığınız bir kitap okuduğunuzu farkediyor ve hayran kalıyorsunuz.
İçimizdeki uyumlu insanın ve kurdun sürekli çatıştığı anlara dair sorgulamalar, hayatımızı yaşarken dayatma ve kurallara uymak, sürüye dahil olmak, dışlanmak, kendi kimlik ve benliğini tanımak/bulmak vb. çağlar boyu insanlığın düşündüğü, kendi içinde çatıştığı konuların yanısıra bolca savaş karşıtı söylemleriyle sarsıcı bir eserdi.
Hesse bu kitabı okuyanlara kitabın bunalımlardan söz ettiğini ama kitabın tam tersine iyileşmeye yönelik oluğunun anlaşılmasının kendisini mutlu hissedeceğini söylemiş. Tüm kitapların bizlere katkı ve şifa olmasını diliyorum Her okunduğunda yeni farkındalıklar edineceğiniz, başucu niteliğindeki bu kitabı çok severek okudum. Çok ama çok tavsiye.
“Tiyatro nedir bilmez hayvanlar. Nasılsa öyledirler. Taşlar, çiçekler gibi ya da gökteki yıldızlar gibi.”