Bizim ellerimiz vardı şimdi onlar nerede
Kadife gibi okşardık çocuk yüzlerini şimdi onlar nerede
Şehirde evler olurdu sıcak odaları olurdu evlerin
Sığınacak yatakları olurdu bu bizim yatağımız derdik
Bayram günleri donanırdık su gibi yumuşardı
yüreklerimiz
Camilere dolardık tüm olmaya ererdik
Biz vardık şimdi o biz nerede.
Alnı hülyalım
Önümden insanlar geçiyor
Tanıyorum hepsini
Ama kim bunlar
Niçin koşuyorlar şehre
Bu yüzlerdeki rahatlık neden?
Ben mesutken bile rahat değilim.
Kıyısına tuz ileten rüzgarı,
balıkların yüzdüğünü duyarım.
Dinlerim yosunların konuştuğunu,
midyelerin ağladığını.
Aşkın bir kanadı vardır kırmızıdır,
delinir,
kan akar.
Bir kanadı var;
zehir yeşili...