Ben, Haydar Ergülen
çocukluk, aşk, yokluk ve ölümden
dört kitaba heves ettim
ve ölümden başladım hiç istemeden
hevesimi de aldım dersimi de aldım
cinayet sürerken ölümü savunabilirim sandım
ne iyilik var bu kitapta ne de iyi bir şiir
hayat da ölüm de artık kötülüğe dair
kelimeler kullanmadan yazılamazmış meğer
sonunda anladım ve ilk kez bir kitabımı
“Hiç kimseye hiçbir zaman” sözleriyle adadım
böylece ölümün skandal olduğu bir çağda
tuttum, hayatımın en kötü kitabını yazdım,
evet, cinayeti bundan daha kötü anlatamazdım!
Aydınlandı gökyüzü. Gece korkudan kapatılmayan lamba söndü. Kuşlar sabah şarkısı söyledi. Onlara eşlik etmek isteyen çiçek yüzlüler camlara dizildi. Arabalar tatlı uykularından uyandırıldıkları için çok kızdılar ve buna karşılık dumanlarıyla bizleri zehirlemeye kara verdiler. Bazılarımızın kalbini ele geçirdi bu kara dumanlar. En büyük yan etkisi sevgi damarını tıkaması oldu sanırım. Sevgi tıkanması yaşadı insanlar. Filmlerdeki ölümcül virüs bulaşmış zombilerden beter halde dolandılar sonra caddelerde, sokaklarda, duraklarda, cafelerde, ofislerde... Gündüzün gücü yetmedi insanların hallerini gözlerde gizlemeye. Ve sonra ne mi oldu? GECE oldu!!!
D.Delikanlı