Kötü bir çocukluk geçirmiş bireyler her ne kadar büyüdüğünde ‘annem/ babam gibi olmayacağım, onun yaptıklarını ben asla yapmayacağım’ dese de kendini gerçekleştiremeyip kişisel özerkliğini elde edemediğinde bir zaman sonra ellerini kır saçlarında gezdirip aynaya baktığında karşısında anne/babası ile o inkar ettiği, nefret ettiği, travmalarının/ hayatının akıbetinin esas sebebi kişiye dönüştüğünü acı bir şekilde fark eder. Aziz Bey’in yaşadığı tam da bu oldu.
Güneşten ağır ağır gölgeye geçilir gibi pek de anlamadan akşam olur gibi ışıklı, neşeli bir yüzden kederlere geçti Aziz Bey. Kederli bir mazisi oldu. Burnu havada, başı dikti hep. Başka türlü yaşamayı beceremediyse de hadisenin yaşandığı gece Haliç’in kirli sularına bakarken anladı ki aslında hep öyle sanmış. Oysa şiddetle yanılmış. Ve yine anladı ki hayatı zaten tümüyle bir yanılgıymış.