Kasların tutkuya itaat etmeyi reddetmesi, dayanışma içinde olan tüm iç güçler tarafından güçlü bir şekilde desteklenmelidir. Bundan, içeride olanlara, dışarıdan pek az şey yapabileceğimiz sonucu çıkar. Ruhtaki bir hissi kışkırtmakta ya da onu hareketsiz kılmakta, gücünü kırmakta, özellikle yok etmekte etkimiz çok zayıftır.
Duyguların dışavurumu bize aittir, çünkü canımızın istediği hareketleri yapmak ya da yapmamak elimizde. Duygu ile dışavurumu arasında sürekli bir ilinti vardır. Oysa sık sık ilişkilendirilen herhangi iki unsurdan birinin diğerini uyandırmak gibi bir eğilimi olduğu, psikolojide genel bir kuraldır.
Bizlere ümitsizce bir hamle ile, mızrak ve kalkanımızı atmak, savaş alanını terk etmek,yenilgiyi kabul etmek ve tüm alçaklıklarımız, tembelliklerimiz ve bütün korkaklığımız için bize en azından bir teselli sağlayacak bir olan kaderciliğe sığınmak kalır.