“Bir süre onunla kalıp kendimi zamanın akışına bıraktım; yavaş yavaş akan ve Fransız olmayan zamanın akışına. Mösyö Hamil bana sık sık zamanın çölden deve kervanlarıyla ağır ağır geldiğini, hiç acelesi olmadığını, zira sonsuzluğu taşıdığını söylemişti. Ama zamanın her gün biraz daha bir şeyler çaldığı yaşlı birinin yüzünde zamanı görmektense böyle anlatılması daima daha güzeldir. Benim fikrimi soracak olursanız da, zamanı asıl hırsızların tarafında aramalı”
Kimi zaman korkuyordum, zira önümde daha yaşayacak uzun bir hayat vardı ve Allah silmek için silgiyi elinde tutarken zavallı ben kendime hangi sözü verebilirdim?