Abulca Han’ın torunu gerek Reşidüddin gerek Şerafeddin Yezdî’ye göre, Kara Han oğlu Oğuz Han’dır. Bununla beraber Şerafeddin’de şecere daha mürekkep ve göbekler daha çoktur. Reşidüddin’e göre Abulca Han’ın oğlu Dib Bakuy idi. Bunun oğullarından biri de Kara Han idi. Şerafettin’e göre Kara Han, Moğol Han’ın oğludur. Moğol ile Tatar ikiz kardeşlerdir. Bunlar Moğol ve Tatar kabilelerinin ecdadıdır. Bunlarla Dib Bakuy arasında daha iki göbek vardır. Guz kavminin menşei hakkında Oğuz Han ile hiçbir bağlantısı olmayan başka bir şecere naklolunuyor.Bu şecereye göre, Yafes’in yedi oğlundan biri Mening (yahut Ming?) idi, onun oğlu Guz idi. “Türk kavimlerinin en fenası olan” Oğuzlar, bu Guz’dan türediler.
922 yılında İbn Fadlân’ın Oğuzlarda gördüğü defin merasimi 8. yüzyılda Moğolistan’daki Türklerin defin merasimi ile aynı idi. Müteveffanın mezarına hayattayken öldürdüğü adamlar sayısınca heykeller konulur ve bunların öbür dünyada müteveffaya hizmet edeceğine inanırlardı. Hastaya yaklaşmazlardı.Zengin hasta için çadır kurarlar, iyileşinceye veya ölünceye kadar o çadırda yatmaya mecburdu. Yoksul veya köle olan hastayı bozkıra bırakıp giderlerdi. Ölüleri (galiba zenginleri olmalı) elbise ve silahlarıyla beraber meskene benzeyen derin mezara oturturlar, yanına da mülkünden bazı şeyler koyarlardı. Çukuru gömdükten sonra üzerine kilden kümbet yaparlardı. Ölünün hatırasına 100-200 kadar hayvan keserler, bu hayvanların derisi, kafataslarını ve kuyruklarını ağaçlara asarlardı. Ölünün bu hayvanlarla o dünyaya gideceğine inanırlardı