Yusuf demir

Yusuf demir
@Demmiryusuff
Paylaştığım ve kayda aldığım etkinliklerim uzun süreli stoklamalar ve haftalarca süren incelemeler sonucu toplu olarak kayıt amaçlı paylaştığım kaynaklardır Sevgiler saygılar
Mali müşavir
Felsefe/İşletme/Tarih/Spor bilimleri/Tıbbi sekreterlik
47 okur puanı
Şubat 2024 tarihinde katıldı
Bu dünyada cesur olanlar ölür, düşünenler aklını yitirir; derin hissedenler ise hayatın ağırlığı altında ezilir. Geriye yalnızca cehaletin huzurunu bilgelik sanan kalabalıklar kalır.
Hayata Dair
Reklam
Diri diri gömmek istedim kendimi ancak toprak geri çekildi "sen çoktan çürümüşsün" dedi
Duygu ve Düşünce
İnsan bazen geçmişi yaşamaz… Geçmiş, insanın içinde yaşamaya devam eder. Aynı sahne döner durur zihninde; aynı cümleler, aynı sessizlik, aynı kırılış… Defalarca, tekrar tekrar, sanki zaman hiç ilerlememiş gibi. Oysa insanı tüketen şey geçmişin kendisi değildir. Çünkü yaşanmış olan çoktan olup bitmiştir. Asıl yoran, zihnin o enkazın içinde dolaşmayı bırakmamasıdır. Bir kapısı kapanmış anının önünde geceler boyu nöbet tutmasıdır. Bazı acılar unutulmadığı için değil, sürekli yeniden yaşatıldığı için ağırlaşır. İnsan bazen yarasını iyileştirmez; onu düşünerek, büyüterek, kendi içinde tekrar tekrar kanatır. Ve bir gün anlar ki… Geçmişin zinciri, yaşanan olayda değil; onu bırakmayı reddeden zihindedir. Çünkü bazı insanlar hatıraların esiri olur, bazılarıysa onları gömüp yürümeyi öğrenir. Gerçek özgürlük unutmak değildir aslında; artık canını acıtan şeye dönüp bakma ihtiyacı hissetmemektir.
Duygu ve Düşünce
İnsanlar sakinliği zayıflık sanıyor… Hayır. Asıl güç, içinde kıyamet koparken bile kendini kontrol edebilmektir. Çünkü herkes öfkelendiğinde bağırır, herkes kırıldığında dağılır. Ama bazı insanlar acılarını sessizce taşır; içlerinde fırtınalar büyürken yüzlerinde tek bir çatlak bile göstermeden yürürler. Onlar, suskunluklarının içinde savaş verirler. Bir kelimeyle yıkabilecekleri insanlara karşı sessiz kalmayı seçerler. Çünkü gerçek güç, yumruğu sıkmak değil; o yumruğu ne zaman indirmeyeceğini bilmektir. İnsan zamanla şunu öğreniyor: Kontrol edilemeyen öfke bir ateştir, önce sahibini yakar. Bu yüzden bazı ruhlar bağırmayı bırakır; daha derin düşünür, daha soğuk hisseder ve daha ağır susar. Dışarıdan bakınca sakin görünürler… Ama kimse bilmez, o sessizliğin altında kaç savaşın gömülü olduğunu.
İnsan ve Duygular
İnsanlar acıyı tanıdıklarını sanırlar… Oysa insan, en çok sessizce parçalanırken değişir. Kim bilir kaç kez öldüm kendi içimde; her seferinde biraz daha eksildim, biraz daha sustum, biraz daha az hissetmeyi öğrendim. Çünkü bu dünyada kırılan insanlar ikiye ayrılır: Bir kısmı acılarının zincirini boynunda taşır, her yarasını yeniden kanatarak yaşar. Diğerleri ise küllerinin içinden geçip duygularını dizginlemeyi öğrenir. Kalplerini susturur, düşüncelerini keskinleştirir ve bir zaman sonra acıyı hissetmek yerine onu yönetmeye başlar. Ben artık yaralarımı taşımıyorum; onları içimde sessiz bir disipline dönüştürdüm. Çünkü insan, en derin karanlığında anlıyor: Bazı ruhlar iyileşmez… yalnızca daha derin, daha soğuk ve daha güçlü olur.
1000Kitap
Reklam