Yusuf demir

Yusuf demir
@Demmiryusuff
Paylaştığım ve kayda aldığım etkinliklerim uzun süreli stoklamalar ve haftalarca süren incelemeler sonucu toplu olarak kayıt amaçlı paylaştığım kaynaklardır Sevgiler saygılar
Mali müşavir
Felsefe/İşletme/Tarih/Spor bilimleri/Tıbbi sekreterlik
47 okur puanı
Şubat 2024 tarihinde katıldı

Yusuf demir

, bir kitap okudu
2/10
·228 syf.·
2025 38. kitabı
Hayrani Altıntaş
2/10 · 3 okunma
Reklam

Yusuf demir

, bir kitap okudu
10/10
·81 syf.·
2025 37. kitabı
Édouard Levé
8/10 · 4.169 okunma
Zamansız bir düşte sıkıştım bu gece, Gölgeler konuşur, ışıklar sustu iyice. Kafamın içinde çürüyen bir çiçekle, Anlamı olmayan sorular düşer göğe. İçimde bir şehir var, haritası yanık, Sokaklarında yürürken ayak izim kırık. Gökyüzü mor, yıldızlar tersine akın, Geceye çarpan sessizlikte yankı bulan anım. Maskeler giyer zaman, sureti bulanık, Bir çığlık düşer duvarlara, adı sanrılık. Bir heykel gibi suskun, ama içi çığlık, Gördüğüm rüyalar bile bana yabancılık. Kum saati ters, benliğim eriyorken, Düş kırıklarıyla dolu bir vitrin izlerken. Bir ses fısıldar: “Hiçlik bile bir anlamken,” Kendimi aradım; buldum bir gölgeyken. Ve ben, bir şiirin unutulmuş mısrasında, Kaybolmuş bir anlam gibi kaldım arada. Zihnimde dönerken evrenin masasında, Bütün gerçekler çöker, bir yalan masada.
Alıntı
Gökyüzünden silindi güneş sessizce bir anda, Yaşadım, anlamadan anlaşılmak için ömrü baştan sona. Vedalara müdavim hâlâ; söylenmedi bir bakışta umut— Aklımızda çıkmaz, yine de inatla iz. Dolabın en üst rafında unutulmuş bir cam gibi— Borcam kadar kırılgan benim kıymetsizliğim. Kazara işlenen suç gibi, hayatta olmam bir mıh. İçimde uçurum, çocukların gölgesiz dansı ve ölüm. O yoldan geçerken kayboldu beş duyum bir akşam, Köpekler gördü öldüğümü; göğsüm kan, karanlık bir an. Gözlerinde boğulmuş çocuk, adına “kördüğüm” dediğim, Yirmili yaşlarda öfkeye bulanmış bir hayalet şimdi. Demir balkonlarda güvercin boş uçuyor, Cebimde sarhoş vasiyeti—zoraki kutlamalar ardımda. Hayatın imla hataları adımlarımı sarıya boyadı, Zihnimde jiletler koşar tempolu; vicdanım prangalı bir ayak bileği. Şehirde ay görünmez oldu yirmi gündür, Müsaitsen bu akşam geliyoruz; felaketi dört nala bırakıp. Fevkalade bir rezaletin peşindeyim sürekli, inatla, Kararan dört nala karanlığın içinde felaketin ardında.
1000Kitap
Son altı yıl boyunca, türlü türlü zorladım, Kimi zaman kendimi, kimi zaman zamanı. Bir şişe yarım kaldı, bir söz yarım, Dudaklarımda pas tuttu eski şarkılar. Geceler boyu adımlarım taş sokaklara çarptı, Yankısı ben miydim, yoksa kaybolmuş bir çocuk mu? Her köşede yüzüm, her aynada başka bir kırık, Ruhumda devrilen şehirlerin izleri var. Denedim unutmayı, denedim hatırlamayı, Her ikisi de aynı kapıya çıktı sonunda: Sessizlik… Ve içinde boğulan bir ben. Altı yıl geçti, Her çabama rağmen yine başa döndüm, Başarı bile hakkımı vermedi bana, Ne kadar yükselsem de elimden çekip aldılar, Kazanmakla yetinmedim, kaybetmekle sınandım, Sanki tüm yollar aynı çıkmazda bitti.
1000Kitap
Reklam