Küçük bir şehirde, saatler hep aynı çalar,
Her sokak, kendi gölgesini tekrarlar.
Kaldırım taşlarında unutulmuş bakışlar,
İsimleri silinmiş, hatırası kalan aşklar.
Bir otobüs durağında rüzgâr bekler,
Kimse binmez, kimse inmez, sadece gölgeler.
Göz göze gelmek bile bir tesadüf burada,
Bir tebessüm, bir ömür saklanır anılarda.
Şehir küçük, suskunluğu büyük,
Her adımda başka bir yalnızlık yük.
Camdan dışarı bakan yaşlı bir yüz,
Görmeden görür, bilmeden süzülür göz.
Ve biz, tesadüf diye adlandırırız kaderi,
Oysa çoktan çizilmişti bu dar sokakların çemberi.
Farazi bir melodi gibi, yarım kalır her şey,
Şiir olur geriye; eksik, kırık, ama gerçek.