"...bu bir pencere ki semanın şu lacivert kubbesinde açılmış , bir pencere ki içi bir nur deryası , bir ateş hazinesi ; bir pencere ki semaların öte tarafından gürleyerek ortaya çıkıvermiş ; sonra bu bulutlar , şu lacivert mermer kubbenin erimiş parçaları , o ateşin buharları ki meçhul bir ufkun derinliklerine dalıp gidiyor ..."
"...gecenin bu aşk havası içinde şiddetli, uzayıp giden, vücudu yaka yaka eritip dağıtan bir öpüşle birbirine sarılarak tek bir varlık olacak zannediyordu."