Yirminci yüzyılın sözde enformasyon toplumu, belki de önceki
yüzyılların tüm toplumlarından daha zayıf bir belleğe ve
daha az tarih bilgisine sahip. Bu, sansürden dolayı ya da İskenderiye'deki
kitaplığımızın yanmış olmasından ötürü değil.
Bu daha çok, işittiklerimizi, gördüklerimizi ve okuduklarımızı
seçme olanağından yoksun bırakan bir haber bombardımanıyla
karşı karşıya bırakılmamızdan ileri geliyor.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Özgür bir insanın
kahramanları olamaz, çünkü kahraman statükoyu simgeler.
Taklit edilmesi gereken bir modeli simgeler. Bir kahraman
yaratma özlemi, hepimizin, güçlü bir kişiye, isteyerek boyun
eğme zorunluğumuzu dile getiren totaliter eğilimimizi gösterir.
Bir kahramana olan gereksinimimiz, kendi içimizdeki güvensizlikten
doğar. İster muhalefette, ister iktidarda olalım,
ister balığa çıkalı.m, ister işte olalım, hepimiz bir başkasından
(saygı duyulan bir meslektaşımız olabilir bu "başkası" ya da
kendisi de bir tür kahraman olan Tanrı) neyi, naşıl ve ne zaman
yapmamız gerektiğine ilişkin bir işaret bekleriz.
Ozetle; bir asker için
kışla neyse, vatandaş için de apartman dairesi odur. Kışla, kayıtsız,
şartsız bir disiplini aşılamaya yarayan üniformanın bir
uzantısıdır. Aynı şey, şimdi içinde yaşadığımız mekanlar için de
geçerli. Bizler, içinde yaşadığımız yüzyılda apartman kışlalarında
oturan sivil askerler haline geldik. Özellikle, mekanın
her köşesinden azami yarar sağlanan yeni tip apartmanlar, yaşama
mekanı totalitarizminin en aşırı örnekleri.
Günümüz yaşama mekanları, sakinlerinin ne bireysel ne
de kültürel farklılıklarını yansıtıyor artık.
Artık, hiçbir şey derinlemesine duyumsanmıyor.
Derinliğe vakit yok. Tüm deneyimler, uçarcasına geçmelidir.
Deneyimler, eşya gibi taşınır, satın alınır ya da satılır; insan canı
istediğinde deneyim yapar. Yirminci yüzyıl, deneyimi, mağazadan bir şey almak gibidir