Dünyanın tüm büyük yaratıkları arasında insan selinde tek hayatta kalabilenler, yine, Nuh’un Gemisi’nde köle olarak bulunan çiftlik hayvanları ve insan olacak.
SPOİLER İÇERİR (İlk incelemem olup bütün yorum ve eleştirilere açığımdır.)
Benim gözümde artık işlerin kızıştığı bol ölümlü, itiraflı ve entrikalı bir kitaptı.
Kitabın tarihine yazılacak iki düğün ve tek kader okudum. İki kralın ölümü ve tahtların yalnızca kılıçlarla kazanılmadığını öğrendim. İki benzer ölüm iki farklı duygu yaşattı. Rob’un ölümüne çok üzülürken, Jof’un ölümü içimin yağlarını eritti.
Kitapta en çok etkilendiğim kısım taht oynunu çok iyi oynayan Petry’nin zekası, planları ve manipüleleri oldu.
Bunun dışında Jamie’nin yolculuğu bu kitapta başladı ve Dany çocuk yaşta olmasına rağmen aldığı akıllıca ve olgun kararlarla beni şaşırttı.
Bu evrende kralların öldüğünü, savaşların sadece kılıçlarla değil diplomasiyle de kazanıldığını ve düzenlerin değiştiğini okudum. Ayrıca dizileri izleyen bir kişi olarak kitabın sonunda, kitapta olup dizide olmayan bir olaya çok şaşırıp son derece etkilendim. Yazarın, kaderi tamamlanmamış karakterleri öldürmediğini bilerek sonraki kitapları büyük bir heyecanla okumayı bekliyorum.
“Bu tacı ben istemedim. Altın, soğuk ve başımın üstünde ağır. Lakin kral olduğum sürece bir görevim var... eğer milyonlarca çocuğu karanlıktan kurtarmak için bir çocuğu alevlere feda etmem gerekiyorsa... Fedakarlık... asla kolay değildir Davos. Aksi halde gerçek bir fedakarlık değildir. Leydim söyleyin ona.”