Hayat seni öyle bir noktaya getirir ki kendini sevdiklerinle savaşırken ve nefret ettiklerinle sevişirken bulursun. Üzülürsün. Pişman olursun. Sonra biraz zaman geçer ve tersinin bu dünyada işlemediğini anlarsın.
Düşündü. İngilizce’deki “pain” kelimesiyle, Fransızca’daki “pain” kelimesini düşündü. Biri “acı”, diğeri “ekmek” demekti. Adam bunu sıradan bir tesadüf olarak değerlendiremeyecek kadar sarhoş ve yalnızdı. Acı, insanın hayat tarlasında biçtiği buğdaylardan pişirdiği ekmekti. Dolayısıyla sabah kahvaltısı kadar kaçınılmazdı.
İnsanlık,kendini öldüren ilk insan tarafından ihanete uğramıştır.Ancak sadece zamanın lehine işleyen zamanla zekasının katili ve kurbanı olan insan,intihar etmeyi utanç verici bulmuştur.Ölümsüzlüğün,hayatta kalmaktan geçtiğini öğrendiği için varlığında yamanamaz delikler açarak kendine tecavüz etmeyi öğrenmiştir.Böylece insanlığın unutamayacağı ve tanık olabileceği en korkunç gösteri başlamıştır.Kendisini hamile bırakan insan kendini doğurmuş ve bir tecavüz bebeği olarak atasının bıraktığı yerden ihaneti devralmıştır.