Bazı vakalarda katilin kim olduğunun hiçbir önemi yoktur,cinayet silahı kimin elinde olursa olsun,kurbanı öldüren,aslında kendi tutkusudur.Tutkularının esiri olanların zihinleri sadece bir hedefe kilitlenmiştir;arzularını hayata geçirmek.
Fakat yine de içindeki bir şey küle dönüyor ve çürüyordu,ölmeye başlayan bir şeyler vardı.Yaşadığı her şey sevdiği ne varsa bu yavaş yavaş yanan alevde kayboluyordu,yanıp küle dönüyor,kararıyor,sonra da kömürleşip dağılarak bir umursamazlık çamurunun içine saplanıyordu...
Yavaş yavaş acı giderek azalıyordu ve acımasız pençelerini o kadar şiddetle ve yakıcı bir şekilde geçmiyordu artık.Fakat geriye belirsiz bir his kalmıştı,artık hissedilen bir acı kalmamıştı yabancı bir his içeriye doğru bastırıyor ve zorluyordu.