-Kediyi çok sevdiğiniz anlaşılıyor. Ama ne biçim sevgi bu. İki de bir "lan" diyorsunuz.
-Biz sevdiklerimize ara-sıra öyle deriz.
-Ya sevmediklerinize?
-Bizim sevmediğimiz kimse yoktur. Belki gönlümüze biraz serin gelenler vardır.
-Onlara ne dersiniz?
-"Bayım" deriz. Mesela "Olmaz bayım gidemeyiz." gibi.
-Tuhaf.
-Tuhaf, hatta anlaşılmaz.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
İnsanın kendine bakması önemli.
Hani ayna olmasa bu mümkün değil ya.
İşte büyü burada.
Aynada insan kendini tanıyor. Burnunun üzerindeki et benini, benin üzerindeki ağarmış birkaç kılı görüyor, "Ulan yaşlanmışız be!" diyerek meyus oluyor. Veya kasketi yana yıkıp bıyıkları burarak ve de "Kimseler görmesin ula" diye işkillenip sağa sola bakınıp azıcık sırıtarak ağzındaki altın dişin parıltısına rastlayınca "Daha çökmedik efendi" diye şişiniyor.
Bunların her ikisi de zehir erbabına yakışır. Asıl olan ayna camının ardına sürülen sırda. O sır olmasa kendimizi adi bir cam karşısında bulacağız ve hiç bir şey göremeyeceğiz.
Sır bize kapı aralıyor.
İşte diyor sen busun.
Ama insan sadece kaştan, gözden, gövdeden mi ibaret? Ayna dediğin, taşı toprağı, evi sokağı da gösteriyor. Mühim olan bu vücudun içini görebilmek. Kalbin aynasında ne var, ona ulaşabilmek.
Ne demişler; "Kendini bilen, Rabbini bilir."