Oraya dokunmak ve o yarayı deşmek ikimizi de daha insan yapacaktı. Ondan sonra belki eskisi kadar kolay gülüşemeyecektik. Ancak insanın yaralarıyla birlikte var olduğunu, öykülerimizin içinden çok defa acıların geçtiğini bilecek, daha açık, daha şeffaf olabilecektik.
Üzerimdeki bütün maddi örtüleri atsam benden geriye ne kalacak? Mesleğimin, toplumsal rollerimin, imgelerimin dışında kimim ben? İnebildim mi kendi cehennemime? Cennetin kokusu yokladı mı hiç ruhumu?
Bazen kendimize şaşırıyoruz. Yalan söyleyebilme yeteneğimize, kendimizi kandırabilme kudretimize. Hayat ilerledikçe, kendi cehennemimizin kara deliğine doğru çekiliyoruz. Kimimiz, hiç oradan çıkmıyor. Kimimiz, aldanışın vaatlerine kanarak orayı cenneti sanıyor.