Kitabı başlangıçta biraz sıkıcı bulmuştum. Ama sonradan fikir değiştirdim. Dili hoş, yazarın bazı ifadeler tekrar tekrar kullanması ilginç bir hoşluk katmış. Sanki tanıdığım birinin anlattığı güzel bir hikayeyi dinler gibi. Belki kitabı okuyandan kaynaklıdır. (Kitabı Storytel uygulamasından dinledim kendim okumadım)
Diğer bir konuda kitaptaki mekan karlar altında kalmış bir köy, buz gibi bir orman. İnsanı kapana kısılmış gibi hissettiriyor biraz. Vaktiyle öyle bir yerde yaşadım bir kaç yıl. Gerçekten bunaltıcı.. Her neyse son olarak kitapla ilgili nedense önyargılarım vardı. Kitabın adından mıdır nedir beğenmeyeceğimi düşünmüştüm. Ama bence hoş bir hikaye. Acaba dayandığı bir gerçeklik var mı?!
Bütün ağırlığıyla ve önceden tasarlanarak yaratılan bu bunalımlar, küçük girişimcilere yükleniyor, onları kodamanlarla yarışmaktan alıkoyuyordu. Yıllarca süren savaşım sonucu, akan terler, beslenen umutlar pahasına var olmuş tuzlalarının, gülünç fiyatlar karşılığında büyük sermaye şirketlerinin eline düşmesine seyirci kalıyorlardı. Eşitliği olmayan bir savaşta, yasa, Güçlülerin safında yer alıyordu.