DERVİŞ ABDULLAH N...

DERVİŞ ABDULLAH N...
@Dervisabdullah
* Gayrı mevsim hazan, duygu hüzün... ** Şimdilik sadece Divan Edebiyatı
RÜŞVET HIRSINA SEBEB HEDİYE ALMAKTIR
Ağlayan hasretle ‘uşşâka dil-ârâdır sebeb Çeşm ü ebrûdur hırâm-ı kadd-i zîbâdır sebeb Elverir biz kûşe-i ârâmı etdik cângâh ‘Âlemi derk etmeye seyr ü temâşâdır sebeb Münkir-i ba‘sin inanma rahmına insâfına Şefkat ü insâfa çünkü havf-i Mevlâ’dır sebeb Bir hediyye verse alma yâr-ı sâdık olmayan Çünkü hırs-ı rüşvete ahz-i hedâyâdır sebeb Yok mudur bir müncî çıksın eylesin dünyâya sulh Halkın izmihlâline bu ceng ü gavgâdır sebeb Böyle gavgâlar kitâb-ı hikmetin ahkâmına Câhilânın verdiği ma‘kûs ma‘nâdır sebeb Nâleme sordu sebeb cânân Emîrî söyledim Nâzenînim sendeki ol hüsn-i yektâdır sebeb
Reklam
SEBEB , SEBEB........
İntizâm-ı kâ’inâta feyz-i Mevlâ'dır sebeb Revnak-ı eşyâya te’sîr-i tecellâdır sebeb ‘Âlem-i hestîde böyle bir teselsüldür gider Nakşibend-i sûret-i ebnâya âbâdır sebeb Mest ü rüsvâ eyleyip şeydâ eden ‘âşıkını Sunduġu cânānımın ‘işveyle sahbâdır sebeb Münkatı‘dır va‘de-i şevk u muhabbetde hukûk Yâri tedbîr etmeğe benden ahibbâdır sebeb Bî-şu‘ûr-ı mâ-sivâdır hakkına kâni‘ değil Râhat-i dünyâyı idlâle eşirrâdır sebeb Sanma yokdur anlayan fikr-i sakîmü’l-meşrebi Böyle hâmûş olmaġa derd-i müdârâdır sebeb Nâle-i mazlûmu iskât-ı telakkī etmeğe Ey Emîrî güft u gûy-ı hırs-ı dünyâdır sebeb
Âleme geldiği günden beri her şeyh ile şâb Keyf-ile etmededirler nefes aldıkça şitâb Halk-ı ser-geşteyi ğark-âb-ı fenâ etmek içün Sanki her devre-i ‘asr olmadadır bir gird-âb Hâl-i gerdişde bütün bay ü gedâ siyyândır Böyle devr etmededir işte bu köhne dolâb Etdiler geşt ederek ‘âlemi teşrîf-i bekâ Hazret-i Ahmed muhtâr ile âl ü ashâb Oldu bâzâr-ı cihân vâsıta-i dâd u sited Sanma beyhûdedir ey dil bu iyâb ile zihâb Hayf ol şahsa ola mürtekib-i şul-ı zemîm Gıbṭa ol merde ola müktesib-i fi‘l-i sevâb ‘Akl ü tedbîr ile kâbil olamaz men‘-i kazâ Has ü hâşâk ile sedd olmaz Emîrî seyl-âb
ALİ EMÎRÎ Emmi yalnız değilsin.
Ben o küstāhım yine firdevs ü dîdâr isterim Etdiğim yüz bin günâha karşı etmem bir sevâb
Bir tecellîden alır yüz bin dil-i şûrîde feyz Sad-hezârân zerreyi pür-nûr eder bir âfitâb
Reklam