Sarılmak, ağlamak, gitmek, dertleşmek, kızmak, bağırmak, şikayet etmek, af dilemek için gidebilecek bir yeri olmalı. Belki gitmeyecek, gitmek istemeyecek ama olsun, yine de olmalı öyle bir yer.
Tahsilliyiz belki, iyi okullarda okuduk, sözüm ona kültürlüyüz, yetiştirdik kendimizi, paramız var, yabancı dilimiz var, görgümüz var. Ama çaremiz yok. Bu gerçek. Hepimiz çaresiziz.
Kime ne kadar yetebilirdim? Kendime ancak yetebiliyorum… kendime ancak yetiyorum, ancak kendime çare olabiliyorum, o da ne kadar oluyorsa. Şehir, insanın kendini düşünmesine, kendine çare olmasına bile fırsat bırakmıyor ki…