Falih Rıfkı'nın hiç anlayamadığı, Afganlıy, Sudanlıy, Seylanlıyı, Buhârâlıyı, Mağripliyi, Senegâlliyi, Anadoluluyu yurtlarından koparıp çölün cehennemine sürükleyen sevg-nin mahiyetidir. Mukaddes topraklara yapılan seyahati anlamından soyarak Medine'de parasız kalan müminleri sefil dilenciler olarak gören Falih Rıfka'nın, onları "hayme-i Ley-lấ"ya koşan gözü yaşlı, kara sevdalı Mecnun'lar olarak gören
Âkif'i sevmesi ve anlaması mümkün değildi.