Türk topçularının direnci,sabrı,dayanıklılığı ve savaş ustalığı hayranlıkla anılmalı ve çocuklarımıza iyi anlatılmalı. Düşmanın her şeyi var,biz yokluk içindeyiz. Yoklukla övünülmez. Bizi yoksul bırakan anlayış utansın! Ama şu önemli: Asker yokluğa sığınıp da teslim olmuyor,savaşıyor ve yeniyor! İşte Çanakkale ruhu.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
F.Belen Kolordunun hazırladığı planı övüyor,Liman Paşa'nın planını eleştiriyor. Diyor ki: "Stratejik hatalar taktik ve tedbirlerle düzeltilemez. Buna rağmen kıyıdaki küçük Türk birliklerinin kahramanlıkları ve Mustafa Kemal'in durumu kavrayış yeteneği,sorumluluğu üstlenme kudreti,düşmana ilk safhada sahip bulunduğu bu büyük fırsattan faydalanma imkânını vermemekle, savaşın kaderi üzerinde etkili olmuşlardı."
Gün batıyordu.
Deniz de gök de kan kırmızıya kesmişti.
Sabah marşlar çalarak Boğaz'a giren Birleşik Donanma'nın gururlu zırhlıları,orta ve küçük savaş gemileri,torpidobotları,motorları,mayın arama-tarama gemileri-Hamilton'un deyişi ile bir cenaze korteji gibi - sessizce Çanakkale Boğazı'nı terk ediyorlardı.
Koca mermiyi usul usul Seyit'in sırtına indirdiler. Mermiyle birlikte yere kapaklanır diye mermiyi kaldıracın askılarından ayırmadılar. Seyit iki eliyle,anasını kucaklar gibi mermiyi kavradı. Tarttı. Kemikleri zangırdadı,eklemleri ezildi,dizleri titredi. Zorlukla da olsa ayakta durabildi. Mermiyi çözdüler. Damarları çatlıyordu. Burnundan kan boşandı. Besmele çekip yürüdü,geç kalıyordu,hızlandı. Mermiyi topun asansörüne yerleştirdi.