Dilek

Dünyanın yalan dolu olmasının bedelini, Firdevs canıyla ödemek zorunda kalmıştı. Gözlerim yere çakıllı, küçük arabama bindim. Arabada kendimden, yaşamımdan, yalanlarımdan, korkularımdan utandım. Sokaklar gezinen insanlarla, vitrinlere asılmiş gazetelerle, bas bas bağıran manşetlerle doluydu. Nereye gitsem her adımda yalanları görüyor, çevrede gezinen iki yüzlülüğü izliyordum. Dünyayı ezip geçmek, bu yalanları silmek istercesine var gücümle gaza bastım. Ama bir an sonra ayağımı hemen çekip frene asıldım ve arabayı durdurdum. O anda Firdevs'in benden çok daha cesur olduğunu kavradım.
Sayfa 110 - Metis·Kitabı okudu
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Polise, "Tutun, bırakmayın. Suçlu o, bir katil," dedi. "Doğru mu söylüyor?" diye sordular. "Evet, katilim ama, suç işlemedim. Sizin gibi ben de yalnızca suçluları öldürürüm," dedim. "Ama o bir prens, bir kahraman. Suçlu değil ki!" "Benim gözümde krallarla prenslerin başariları, suçtan başka bir şey değildir. Çünkü yaptiklarıni onaylamıyorum." "Sen bir suçlusun," dediler. "Annen de suçluydu." "Annem suçlu değildi. Hiçbir kadın suçlu olamaz. Suçlu olmak için erkek olmak gerekir." "Hele bak, neler söylüyorsun sen?" Topunuzun birden suçlu olduğunu söylüyorum: babalar, amcalar, kocalar, pezevenkler, avukatlar, doktorlar, gazeteciler, her meslekten bütün erkekler." Vahşi ve tehlikeli bir kadınsın sen. "Ben gerçeği söylüyorum. Gerçek vahşi ve tehlikelidir."
Sayfa 102 - Metis·Kitabı okudu
Erkeklerden nefret ettiğimin farkındaydım; fakat bu sırrı uzun yıllar başarıyla sakladım. En çok nefret ettiğim erkekler bana öğüt vermeye kalkışanlar ya da beni yaşadığım hayattan kurtarmak istediğini söyleyenlerdi. Onlardan daha çok nefret etmem, benden daha iyi olduklarını ve yaşamımı değiştirmek için bana yardımcı olabileceklerini sanmalarındandı. Şövalye gibi görürlerdi kendilerini; başka koşullarda oynayamadıkları bir roldü bu. Benim düşük bir insan olduğumu anımsatarak, kendilerini soylu ve üstün hissetmek isterlerdi. Kendi kendilerine, Ne harika bir insanım ben. Şu sürtüğü çok geç olmadan bataktan çikarmaya çalışıyorum," derlerdi. Onlara bu rolü oynama fırsatını vermezdim. Her allahın günü beni döven bir adamla evliyken hiçbiri beni kurtarmaya yanaşmamışti. Aşik olma aptallığım yüzünden kalbim kırıldığında da hiçbiri yardımıma koşmamiştı. Bir kadının hayati, gerçekten acinacak bir hayattır. Oysa bir fahişe, biraz daha iyi durumdadır. Bu yaşamı, istediğim için seçtiğime kendimi inandırabilmiştim. Beni fahişelikten kurtarmak isteyenleri reddedebilmem, fahişelikte israr etmem, bunun benim seçimim olduğunu ve birazcık özgürlügüm, en azindan birçok başka kadından daha iyi bir durumda yaşama özgürlüğüm olduğunu kanıtladı bana.
Sayfa 92 - Metis·Kitabı okudu
1000k
Tek bir ibare, iki sözcükten oluşan küçük bir ibare tüm yaşantımı aydınlığa çıkardı; onu olduğu gibi görmemi sağladı. Gözlerimdeki örtüyü çekip aldı. Gözlerimi ilk kez açıyor, yaşamımı yeni bir biçimde görüyordum. Ben saygın bir kadın değildim. Daha önce farkına varmadığm bir şeydi bu. Gerçeği hiç fark etmemiş olmayı yeğlerdim. Hiç olmazsa uykum kaçmaz, iştalhım kesilmezdi o zaman. Bu yeni bilgiyi kafamdan atmanın bir yolu var miydı? Ne de olsa yalnizca acı gibi bir şeydi; başıma bıçak ucu gibi keskin, saplanmıştı. Aslında biçak bile değildi, iki sözcüktü yalnızca, ellerimle kulaklarımı kapayıp defedemeden önce beynime ok gibi saplanan bir ibare. Beynimdeki bir kurşunu çıkarir ya da bir uru çıkarıp atarcasına onu kafamdan çıkarabilecek bir şey yok muydu?
Sayfa 77 - Metis·Kitabı okudu
1000k

Dilek

, bir kitap okudu
9/10
·330 syf.·
Beğendi
·
2024 1. kitabı
Zülfü Livaneli
8.6/10 · 126,3bin okunma