Ülkü

Ülkü
@Despotan
O gün onunla karşılaşmamış olsaydın bile hayatımda farklı olmayacaktı, dedim. Onunla buluşmamız gerekiyordu. O sırada olmasaydı, başka bir zaman, başka bir yerde karşılaşacaktık. Böyle düşünmek için herhangi bir dayanağım yoktu, bu sadece bir histi.
Sayfa 81·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
“Sana bir öğüt verebilir miyim?” “Hadi durma.” “Kendine acıma. Bunu aptallar yapar.” “Aklımda tutarım.”dedim.
Sayfa 309·Kitabı okudu
“Ben bitmiş bir insanım,” dedi. “Karşınızda bulunan kişi, eskiden olduğum şeyin soluk bir yansımasından ibaret. İçimdeki en değerli parça, gerçekten olduğum kişi yıllarca evvel öldü. Ben sadece otomatik pilotta yaşamayı sürdürüyorum.”
Sayfa 365·Kitabı okudu
"Önceleri pek farkına varılmaz. Günün birinde insanın canı artık hiçbir şey yapmak istemez. Hiçbir şeyle ilgilenmez ve kurur gider. Üstelik bu isteksizlik geçici değildir, hatta giderek de artar. Günden güne, haftadan haftaya daha kötü olur. İnsan kendinden hoşlanmaz, sanki içi bomboştur ve dünyayla bağdaşamaz. Sonraları bu hisler de kalmaz ve hiçbir şey hissetmez olur. Bütün dünyaya yabancılaşmış ve hiç kimse onu artık ilgilendirmez olmuştur. Ne kızgınlık duyar ne de hayranlık. Ne sevinmesini bilir ne de üzülmesini. Gülmeyi de ağlamayı da unutmuştur. Böyle bir insanın içi kaskatı kesilmiştir. Artık hiçbir şeyi ve hiç kimseyi sevemez. Bu durumda, artik hastanın iyileşmesine olanak yoktur. Geriye dönüş kalmamıştır. Bomboş, kül rengi bir yüzle ve nefretle çevresine bakar, tıpkı duman adamlar gibi. Onlardan biri olup çıkmıştır. Hastalığın adına gelince, buna ölümcül can sıkıntısı denir."
Sayfa 272·Kitabı okudu
Çeşit çeşit yalnızlık vardır. Momo’nun ki çok az kişinin bildiği ve çok az kişinin dayanabileceği bir yalnızlıktı. Kendisini bir hazinenin içine kilitlemişler ve hazine her gün çoğala çoğala sonunda onu boğacakmış gibi geliyordu. Hiçbir çıkış yolu yoktu. Kimse ona ulaşamıyor ve o da kimseye varlığını gösteremiyordu. Dağ gibi bir zaman yığının altında bunalmış kalmıştı.
Sayfa 239·Kitabı okudu