Her ne kadar aralarında karışıklık ve yaş günü sayısı bağlamında farklar gözlense de aslında ihtiyarlar çocuklar gibidir, saçlar kır, ağızlar dişsiz, vucutlar çelimsiz; her ikisinn de gıdası süttür; sendeler, yekinir, anlamsız laflar ederler; hepsi de çocuksu, unutkan ve düşünceden yoksundurlar.
Çünkü; yargıçlar! Ölüm korkusu, bilge olmadığın halde kendini bilge sanmak değil midir. İnsanların, korkularından en büyük saydıkları ölümün en büyük iyilik olmadığını kim bilir!