‘‘ Vel'asr. İnne’l 'İnsâne lefî husr. İllellezîne âmenû ve amilû’s sâlihâti ve tevâsav bi’l hakkı ve tevâsav bi’s sabr. ’’
‘‘ Asr’a yemin olsun ki, insan mutlaka ziyandadır. Ancak iman edenler, Salih amel (iyi işler) işleyenler, birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye edenler bunun dışındadır. ’’
( Asr Suresi 103:1 – 3 )
... Bunun üzerine istatistik hesaplamalar var. Ve eğer Ateist liderlerin hayatlarına bakacak olursanız - son zamanlarda yaşamış olanların bir çoğu aynı şekildedir - bazıları çok ciddi depresyon geçirmiş ve aşırı dozda uyuşturucudan hayatını yitirmiştir. Kim olursa olsun sırtını Allah'a döndüğünde elinde kalan tek şey kocaman bir ''perişanlık'' oluyor. Gerçekten geriye kalan tek şey karanlık, çok karanlık bir hayat.
...
Bir adım geri atalım ve düşünelim; her gün kalktığımızda, ciğerlerimizi gece boyunca çalışması için solunum cihazına bağlamak zorunda kalmamış buluyoruz. Her gece uyumaya gittiğimizde, kalplerimiz halen atmaya devam ediyor. Her gün yataktan kalkıp gözlerimizi açtığımızda hala görebiliyor, duyabiliyor oluyoruz. Ve onların otopilot özellikleri de yok. Pilleri hiç bitmiyor! Bize bir nefes daha, bir kalp atışı daha ve uzuvlarımızı hareket ettirebildiğimiz bir gün daha lutfeden Allah'tır. Fakat biz O'na yalnızca bir şeye ihtiyaç duyduğumuz, bir şeyin eksikliğini hissettiğimiz zaman yöneliyoruz. Allah ise biz talep etmezken dahi sürekli ikramlardan bulunmaya devam ediyor. Nefes alabilmemiz için dua etmemiz gerekmiyor. Hayal edebiliyor musunuz tersi olsa nasıl olurdu? İşitebilmek, görebilmek ve konuşabilmek için Allah'a dua etmek zorunda değiliz.