Şükür cehalet bitti! Kimse okumuyor, herkes yazıyor. Kimse öğrenmiyor, herkes biliyor. Kimse susmuyor, herkes konuşuyor. Kimse çekilmiyor, herkes ortada. Kimse kederlenmiyor, herkes şenlik. Kimse yere bakmıyor, herkes gökyüzü. Kimse sevmiyor, herkes arzu ediyor. Kimse gözyaşı değil, herkes küfür. Kimse eşik değil, herkes ufukların ötesi. Kimse gölge değil, herkes ışık.
Tevazu bitti. İncelik bitti. Hatıra bitti. Gönül bitti. Şarkı bitti.
Bir aynalar pazarı ki, yaşıyoruz işte…
Şükrü Erbaş
Allah’ın bahsettiği ilk şey: Ticari ilişkilerinize dikkat edin. Niçin biliyor musunuz? Çünkü ticari ilişkilere dikkat etmezseniz, sadece ticaret yozlaşmakla kalmaz, toplumun içinde de her türden yozlaşma baş gösterir. İnsanlar nasıl para kazandıkları hususunda endişe duymayı bıraktıkları zaman, ölçülerini yitiriyor; birbirlerini önemsemeyi bırakıyorlar. Çünkü birbirinizi önemsemediğinizde, yaptığınız iş yanınıza kar kalmaz, yavaş yavaş vicdanınızı öldürmeniz gerekir.
Yüksek bir bina inşa edeceğiniz zaman zemini derin kazarsınız. Bina ne kadar yüksek olacaksa, zeminde o kadar derin olmalıdır. Zemin derinleştikçe, binayı yükseltme imkanınız artar. Eğer zemin kazmaya zaman ayırmazsanız çok yükseklere çıkamazsınız. Teolojik olarak ele aldığımızda imanımız için de aynı şey geçerli; inanç sahibi olduğumuz hususların çok derinlere kök salmış olması icab ediyor. Neye inandığımızı tam manası ile idrak etmemiz ve inandığımız şeyin kesinliği hususunda da kalben emin olmamız gerekiyor. Ancak bu şekilde olursa amellerimiz inancımızı yansıtabilir.
‘‘ Vel'asr. İnne’l 'İnsâne lefî husr. İllellezîne âmenû ve amilû’s sâlihâti ve tevâsav bi’l hakkı ve tevâsav bi’s sabr. ’’
‘‘ Asr’a yemin olsun ki, insan mutlaka ziyandadır. Ancak iman edenler, Salih amel (iyi işler) işleyenler, birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye edenler bunun dışındadır. ’’
( Asr Suresi 103:1 – 3 )