Başkalarını çok kolay yargılayabilen insan karakteri belirli bir psikolojiye aittir. Muhtemelen kendine dair çok temel bir meselesi vardır ve ona kördür: Kendinize kör olduğunuz zamansa, başkaları hakkında ekstra ilgi geliştirirsiniz.
ŞÜKRÜ ERBAŞ *
Seni öpsem, gülse bir halk
Seni öpsem, yoksulluk
Utansa verdiği acılardan
Kırılsa her türlü korkunun kanadı.
Seni öpsem, silinse
Alın çizgilerinden gam
Yürek kuytularından akşam.
Bir sonsuz yağmur yağsa
Aşkın kardeş bulutlarından
Aynı mutlulukla ıslansa dünya.
Ayrılığa kapanmasa kapılar
Odalar üzgün durmasa.
Seni öpsem, buğulanmasa gözlerin
Gülse yaz günleri gibi
İnsanların gölgeli yüzleri.
Kar yağmasa dar yoluna
Kardeşimi koynunda saklamış dağların
Çıkıp gelse alanlardan
Anılardan, duvarlardan
O gencecik ermişler.
Işısa yeniden annelerin yüreği
Çocuklar çoğalsa sevinçten
Şükür cehalet bitti! Kimse okumuyor, herkes yazıyor. Kimse öğrenmiyor, herkes biliyor. Kimse susmuyor, herkes konuşuyor. Kimse çekilmiyor, herkes ortada. Kimse kederlenmiyor, herkes şenlik. Kimse yere bakmıyor, herkes gökyüzü. Kimse sevmiyor, herkes arzu ediyor. Kimse gözyaşı değil, herkes küfür. Kimse eşik değil, herkes ufukların ötesi. Kimse gölge değil, herkes ışık.
Tevazu bitti. İncelik bitti. Hatıra bitti. Gönül bitti. Şarkı bitti.
Bir aynalar pazarı ki, yaşıyoruz işte…
Şükrü Erbaş
Allah’ın bahsettiği ilk şey: Ticari ilişkilerinize dikkat edin. Niçin biliyor musunuz? Çünkü ticari ilişkilere dikkat etmezseniz, sadece ticaret yozlaşmakla kalmaz, toplumun içinde de her türden yozlaşma baş gösterir. İnsanlar nasıl para kazandıkları hususunda endişe duymayı bıraktıkları zaman, ölçülerini yitiriyor; birbirlerini önemsemeyi bırakıyorlar. Çünkü birbirinizi önemsemediğinizde, yaptığınız iş yanınıza kar kalmaz, yavaş yavaş vicdanınızı öldürmeniz gerekir.