Sosyal ve duygusal durumlar, fiziksel olanlar kadar sert bir etki yaratabilir; neticede psikolojik acı, fiziksel acıyla aynı sinirsel ağların çoğunu kullanır. Bu yüzden de reddedilmek insana, bir kanal tedavisi kadar acı verebilir
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Okların ucunda da o Üç Zehir oluyor: Açgözlülük, nefret, yanılsama
Birincil ve ikincil Oklar açgözlülük yüzünden katı bir şekilde her şeyin istediğim şekilde olmasını umuyorum; nefret sinirlenip kızmama sebep oluyor; yanılsama da durumu kişisel algılamam konusunda beni tuzağa düşürüyor.
Buda'nın deyişiyle, kaçınılmaz fiziksel veya zihinsel rahatsızlıklar, varoluşun "birincil okları" dır. Yaşadığınız ve sevdiğiniz müddetçe o oklardan gelmeye devam edecektir. Birincil oklar elbette ki keyifsizdir. Ancak daha sonra bunlara tepkilerimizi ekleriz. Bu tepkiler de "ikincil oklar", yani kendi kendimize fırlattıklarımızdır. Acılarımızın çoğu da işte bu ikinci türdeki oklardan gelir.
''Nihayetinde mutluluk, zihinsel acınızın farkına varmanın yarattığı rahatsızlıkla onlar tarafından yönetilmenin yarattığı rahatsızlık arasında seçim yapmaktır.''
Bedeniniz, zihniniz ve ilişkilerinizdeki sistemler istikrarsızlaştığında, beyniniz rahatsız edici tehdit sinyalleri üretir. Her şey sürekli değiştiği için de bu sinyaller gelmeye devam eder.