Gülümser

Gülümser
@Devranglmsr
Omnia fui nihil expedit.
21 Kasım
58 okur puanı
Aralık 2019 tarihinde katıldı
Animal Triste
Puan vermedi·160 syf.··
2022 15. kitabı
·
45 günde okudu
·
Okunma: 10 Aralık 2022 00:00
"Artık dünyayı kendime dert etmiyorum ve şu anda hangi zaman diliminde olduğunu da bilmiyorum." . Unutamamak, bana kalırsa insanın çektiği en büyük hastalık. Fakat hatıraları unutmaya yüz tutmuş karakterimiz "Unutmamak için tam olarak hatırlamam gerekiyor," diyen bir kadın. Ve bazen tek bir cümlenin insan üzerinde ne kadar büyük etkiler bıraktığına da bir örnek bu. Kitabın genel olarak bende bıraktığı iz çok büyük. Yazarın kalemi öyle güçlü ki okumamak, duraklamak, elinden bırakıp başka bir işe koyulmak mümkün değil. Yaşanan her duygu ve her hatıra insanın hayatının bir döneminde muhakkak yaşadığı ve hissettikleriyle ortak. . İmkânsızı sevmenin ve bu sevgide ısrarla diretmenin verdiği yorgunluk, acı ve garip haz.. İnsanın kendini tüketerek sevmesi, aşkın insanı telef etmesi, aşkın insanı yok etmesi üzerine büyük dersler alınacak bir yasak aşk hikâyesi. Bunamanın arifesindeki bir kadın düşünün ki kızını ve bir zamanlar eşi olan adamı bile sadece yasak aşkını andığında hatırlıyor. Kendisini unutarak ama Franz'ını unutmaktan korkarak yaşanmış bir hayat. . Berlin Duvarı'nın yıkılmasından sonra yaşanan günler bile oldukça flu ama Franz'la yaşanan en erotik anlar bile hâlâ gerçekliğini koruyor. Bombalanan kilisenin önünde, ölü sıçanları ölü tavşan sanan iki çocuk, onları pamuklara sararak evcilik oynuyor. Savaş en çok çocukları yaralıyor diyoruz ama o kız çocuğu büyüyor ve en çok yarayı aslında Franz'ını severek alıyor. Kavuşulmamış bir aşk, her yeri yerle bir eden savaştan çok daha fazla kanatıyor. . Hafızamız çoğu zaman bize türlü oyunlar oynuyor, evet. Ama kabuk tutmasına izin vermediğimiz, unutmaktan korktuğumuz hatıralar, tutkulu ve bir o kadar da hayvansı olan yanlarımız hafızanın bile dengesini şaşırtıyor. İşte insan o zaman, aklıyla kalbi arasında kalmaktan
Edebiyat
Animal TristeMonika Maron · Alef · 2016571 okunma
Reklam
Sırça Fanus
Puan vermedi·256 syf.··
2021 7. kitabı
·
36 günde okudu
·
Okunma: 04 Kasım 2021 19:58
Kitabın içinden bir alıntıyla kitabı anlatmaya çalışsam şu olurdu: "Tıpkı bir kasırganın merkezindeki sakin bölge gibi durgun ve bomboştum, çevremdeki karmaşanın içinde yuvarlanıp gidiyordum." Sylvia Plath'in otobiyografik romanı hatta ilk ve tek romanı. Amerikan edebiyatındaki ilk feminist romanlardan biri olarak kabul ediliyor. Bu roman yayımlandıktan 1 ay sonra maalesef yazarımız intihar ediyor. Kitabı okurken intihara giden o ruh halini, sancılarını, acı noktalarını anlayabiliyorsunuz. Çok dokunaklı diye tabir edebileceğim bir hikaye ve otobiyografik olduğu için sanırım çok gerçek bir yerden vurdu beni.. İlk bölüm biraz daha yavaş akabilir ama ikinci bölüme geldiğinizde sizi çok daha fazla sürüklüyor. Yine çok kısa bahsedeceğim konudan: Baş kahramanımız Esther Greenwood bir moda dergisinde çalışmak için New York'a gelir, bu yeni hayata alışmaya çalışırken bocalar, ilişkilerinde, işinde, duygularında.. Bunalıma girer ve olaylar gelişir. Keşke daha çok roman yazsaydı dediğim bir yazar oldu benim için Sylvia Plath.. Kitabı okumadan önce kendisini araştırmanızı tavsiye ederim. Kısa süre içerisinde kendisiyle tanışın derim. Keyifli okumalar..
1000Kitap
Sırça FanusSylvia Plath · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201917,1bin okunma
Çünkü insanlar onu, ancak ölümünden sonra şair olarak kabul ettiler.
Puan vermedi·680 syf.··
2021 2. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2021 15:33
~Kitap Yorumu~ •”Biz, olmadığımız şeyiz, hayat kısa ve hazin. Gecenin içinde dalgaların sesi, gecenin kendi sesidir; ve kim bilir kaç insan ruhunun derinliklerinde duymuştur onun, derinlerde çoğalan bu kopuk sesleriyle yankılandığını, karanlıkta paramparça olan umut gibi! Elde edenler ne çok gözyaşı döktü, başaranlar ne çok gözyaşı yitirdi! Deniz kıyısında gezinirken geceniz sırrını, uçurumun iç yüzünü gördüm bütün bunlarda. Ne çok insanız yaşayan, ve çoğuz kendini kandıran! Bu varoluşu gecesinde, heyecanını algıladığımız şu kıyılarda, hangi denizlerdir içimizde yankılanan!” . •”Kalp düşünebilseydi, atmaktan vazgeçerdi.” ||Huzursuzluğun Kitabı ||Fernando Pessoa Düşünceleriyle sancı çeken ve hayatın amacını arayan bir insan Pessoa… Onun yalnızlığında neler hissettiklerini, çevresine ilgisiz görünse de her bir detayı ve varlığı ayrıntılı betimlemesine bakılırsa dünyaya farklı şekilde bakıyor. Hissettikleri ile düşüncelerinin çarpışması, zıtlıkların arasında kalmış düşleri ile mücadelesi onu yormuş olsa da hayata iz bırakmak adına yazmış. Yazmasa ruhu kanarmış. Huzursuzluğun Kitabı evet depresif, gelgitli, değişken ruh halleri içinde öyle nokta atışlı tespitli ki okuduğunuz satırlarda kendinizi buluyorsunuz. Yazarın kendisi ile kavgasına şahit olmak, kendini düşünceleriyle şekillendirmeye çalışmasını üzgün ruh halleriyle değerlendiriyorsunuz. Hayata onun gözünden bakmak, piramidi ters çevirmek gibi. Herkes aynı pencereden bakarken o gökyüzünü yere indiriyor, yaşayan her bir varlığı düşüncesinde olmadık yerlerde hayal ediyor. Onun gerçeğe karşı savaşında zırhı gariptir ki düşleri… Her ne kadar yenileceğini bilse de düş kurmaktan vazgeçmeyen bir insan. Yaşamı sevmiyor fakat siyasi, dini ve kültürel anlamda görüşlerini beyan etmekten de çekinmiyor. Özellikle ıstırap
1000Kitap
Huzursuzluğun KitabıFernando Pessoa · Can Yayınları · 201714,5bin okunma