~Kitap Yorumu~
•”Biz, olmadığımız şeyiz, hayat kısa ve hazin. Gecenin içinde dalgaların sesi, gecenin kendi sesidir; ve kim bilir kaç insan ruhunun derinliklerinde duymuştur onun, derinlerde çoğalan bu kopuk sesleriyle yankılandığını, karanlıkta paramparça olan umut gibi! Elde edenler ne çok gözyaşı döktü, başaranlar ne çok gözyaşı yitirdi! Deniz kıyısında gezinirken geceniz sırrını, uçurumun iç yüzünü gördüm bütün bunlarda. Ne çok insanız yaşayan, ve çoğuz kendini kandıran! Bu varoluşu gecesinde, heyecanını algıladığımız şu kıyılarda, hangi denizlerdir içimizde yankılanan!”
.
•”Kalp düşünebilseydi, atmaktan vazgeçerdi.”
||Huzursuzluğun Kitabı
||Fernando Pessoa
Düşünceleriyle sancı çeken ve hayatın amacını arayan bir insan Pessoa… Onun yalnızlığında neler hissettiklerini, çevresine ilgisiz görünse de her bir detayı ve varlığı ayrıntılı betimlemesine bakılırsa dünyaya farklı şekilde bakıyor.
Hissettikleri ile düşüncelerinin çarpışması, zıtlıkların arasında kalmış düşleri ile mücadelesi onu yormuş olsa da hayata iz bırakmak adına yazmış. Yazmasa ruhu kanarmış.
Huzursuzluğun Kitabı evet depresif, gelgitli, değişken ruh halleri içinde öyle nokta atışlı tespitli ki okuduğunuz satırlarda kendinizi buluyorsunuz.
Yazarın kendisi ile kavgasına şahit olmak, kendini düşünceleriyle şekillendirmeye çalışmasını üzgün ruh halleriyle değerlendiriyorsunuz.
Hayata onun gözünden bakmak, piramidi ters çevirmek gibi. Herkes aynı pencereden bakarken o gökyüzünü yere indiriyor, yaşayan her bir varlığı düşüncesinde olmadık yerlerde hayal ediyor. Onun gerçeğe karşı savaşında zırhı gariptir ki düşleri… Her ne kadar yenileceğini bilse de düş kurmaktan vazgeçmeyen bir insan. Yaşamı sevmiyor fakat siyasi, dini ve kültürel anlamda görüşlerini beyan etmekten de çekinmiyor. Özellikle ıstırap