Kadınların makûs tarihinin tekrarlayın döngüsünü Araf'tan seslendirmiş yazar. Dört kuşak kadının hikayesini örerken toplumsal yaralara da parmak basıyor:6-7 Eylül olayları, kadın cinayetleri, metropollerde kendi yalnızlığı ile örülü hayatlar...
Çok hoş bir dili var kitabın, nükteli,muzip...Onca acıyı bir damla gözyaşı döktürmeden okuttu,yer yer gülümseten renkli üslubuyla...Bir masal ,bir söylence okuttu adeta bize buram buram Anadolu ve kadın kokan.
Hikâye Umay ile başladı, kadınların kaderi ağırdı, yükleri çoktu, kafalarına vuran tokmaklar demirdendi ama yine de seslerinde gür çıkan bir taraf vardı, isyan ettikleri,toplum baskısına yenilmedikleri yönleri vardı.Kuşaklar boyu hep kadına reva görülen zulmün ve tutumun aynı olduğunu, onları öğütükleri aynı çarkın farklı sivri dişlerini göstermek istemiş yazar bize.Yalnız kadınların cefasının , iç sesinin, duygularınının, aklının fikrinin bir erkek tarafından bu kadar güzel anlaşılıp aktarılmış olması çok hoştu.
Umay 'ın,Rojda'nın, Füruzan'ın,Nigar'ın ,Maria'nın sesi, Anadolu coğrafyasındaki kadınların evrensel sesi! Firuzan sonunda bir parça intikamımızı aldı, yüreğimi soğutacak şeyler yaptı, yüzümüzü azıcık güldürdü.
Ayrıca satırların arasına serpiştirilen parçalar, karekod okutarak dinlediğimiz nameler nasıl zenginleştirmiş romanı, nasıl güzel, özenli bir emek! Kalemine, emeğine, yüreğine sağlık @fatihgezerofficial @everestyayinlari #okudumokuyun #okudumbitti #kitapönerisi #kitaptavsiyesi #firuzan