Devrim Özgür Savaş

Devrim Özgür Savaş
@Devrimce
ATATÜRK'ÜN İZİNDE BİR KADIN, SEVGİYLE SAYGIYLA...
1959 Eylül'ünde askeri ataşe olarak İngiltere'ye gönderilen Albay Sadi Koçaş, 1960 yılı başlarında İngilizler tarafından bir kongreye davet edilir. "Kürt Kongresi" yazılıdır davetiyede. "Bu ne cür'et!" diye haykırır Koçaş; "Dost ve müttefik İngiltere nasıl olup da Londra'da "Kürt Kongresi" toplayabilir! Hangi cür'etle bir Türk askeri ataşesini bu Kürt Kongre'sine davet edebilir?" Koçaş kongreye katılmaz ama burada alınan kararları, katılanlardan öğrenir: Irak, İran ve Türkiye'de yaşayan Kürtlerin ilk adımda bağlı oldukları devletlerden ayrılmalarına, ikinci adımda kendi devletlerini kurmalarına karar veren İngiltere; Türkiye'den de Irak ve İran'da ayaklandıracağı Kürtlere yardım ve yataklık isteyecektir. Koçaş, bu kongreden sonra İngiliz Basınında; "Türkiye'de Kürt sorunu yoktur, çünkü Türkiye'de Kürtler Cumhurbaşkanı bile olurlar," biçiminde yazılar çıkmasına şaşıyor anılarında. Anlaşılan İngiltere bu gibi yayınlarla hem Türkiye'nin bu Kürt tasarısından kuşkulanmasını önleyip, yardımını sağlamak, hem Irak ve İran'da Cumhurbaşkanı bile olamadıklarını o ülke Kürtlerine anımsatıp ayrılıkçı duygularını körüklemeyi amaçlıyordu. İngiltere'yi 1960 yılında Londra'da bir Kürt Kongresi toplamaya ve Kürt ayrılıkçıları Türkiye'yi kuşkulandırmadan örgütlemeye iten olgu; 1950-1959 arası Mısır, Suriye, İran ve Irak'ta gerçekleşen bir dizi darbe sonucu, İngiliz ve batılı petrol şirketlerinin bu ülkelerden kovulmasıydı. İngiliz petrol şirketlerinin yeniden o ülkelere dönebilmesi, ya o yönetimlerin devrilmesi ya da o toprakların o yönetimlerden ayrılmasıyla mümkün olabilecekti. Bu amaçla petrol bölgelerinde yaşayan Kürtler örgütlenip ayaklandırılacak, bunun sonucunda o yönetimler dize gelip kovdukları İngilizleri geri çağırmayacak olurlarsa bu ayaklanmalarla devrilecekler;
Siyaset
Devrim Özgür Savaş
Bak ne güzel söylemişsin, ulus. Atatürk bunun adını koydu zamanında ama kimse kıymetini bilmedi. İnsanca yaşamak elbette herkesin hakkı sadece belli bölgelerin, belli kökenlerin değil herkesin hakkı.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
İlk yağmur damlası düştü Kuru yapraklarına güzün. Ardında kış kıyamet, Dert, hüzün. Alınyazısı hepsi…. Kısmet…. Ha yazı, ha kışı geceyle gündüzün, Kim bilir kaç günü kaldı Ömrümüzün? ZİYA OSMAN SABA
Şiir
Devrim Özgür Savaş
Valla Hasankeyf'i yok ettiler üzgünüm. Keşke böyle olmasaydı ama oldu.
100 yıl önce söylenmiş bir söz ! Biz, gerçek ideali Din'miş gibi davranan çıkarcı bir grubu yönetici olarak sunmaya çalışacağız... Panislâmizmi ezemeyiz. Bu tıpkı batıdaki milliyetçilik gibidir... Bizim şimdiki hedefimiz bölmek, arkadaş gibi davranıp kazanmak ve sonra hükmetmek olmalıdır. İngiliz Yüksek Komiseri- Andrew Ryan
Siyaset
Devrim Özgür Savaş
O zamanki adı ile Büyük Britanya İmparatorluğu, bölgeyle hep ilgili oldu. Lawrence'ın asıl akıl hocası Gertrude Bell'in ektiği tohumlar hâlâ meyvesini vermektedir. İmparatorluk küçülüp kalmış olsa da Birleşik Krallık olarak aynı idealde yürümekteler.
Dimetoka'da genişçe bir salonda toplanıldığını hatırlıyorum. Epey kalabalık var. Hacı Âdil, tümenin komutasında Fahri Paşa, Fethi Bey, hep üst saftadırlar. Aşağıya doğru öteki misafirlerin arasında BİR KURMAY GÖZE ÇARPIYORDU. SARIŞIN, SERT VE BAKINIRKEN GÖZLERİNE TAKILMAMAK İMKÂNSIZ! Hacı Âdil, arasıra ona dönüyor. BELLİ Kİ, RÜTBESİ İLE NİSBETSİZ BİR ÖNEMİ VAR. Biz meşrutiyetin komitacılık âleminde bu önemlere alışmıştık. Salondan çıktıktan sonra, Hacı Âdil'e bu zâtın kim olduğunu sordum. -MUSTAFA KEMÂL BEY, dedi. Sonra biraz şaşıca gözlerini manalaştırarak, ilave etti: -YAMANDIR !
Sayfa 23 - Milli Eğitim Basımevi- Devlet Kitapları, 1000 Temel Eser·Kitabı okuyor
Tarih
Devrim Özgür Savaş
Benzetme yerinde olur mu bilmiyorum ama, o günün koşulları için söylüyorum ATAMIN fotoğraf makinesi gibi bir hafızası var. Bugün için söylersek bilgisayar hafızası gibi. Her şey yerli yerinde, hiçbir olay diğerine karışmadan, hiçbir ayrıntı gözünden kaçmadan, o nasıl bir zihin bilmem. Nutuk Kitabını okuyunca anlıyoruz bunu zaten, orada nasıl anlatıyor her şeyi tek tek, olayları, tarihleri... O BİR DEHA....