İnsanların kötülüğü,bencilliği o kadar güzel işlenmiş,anlatılmış ki bazen dayanamayıp kitabı kapattım. Çünkü okuduğum hiçbir şey abartı,hayal ürünü değil. İnsanların sadece kendileri varmış gibi çevreye,hayvanlara,doğaya her gün,her an yaptığı şeyler. Akbar ve Taşçaynar için her defasında içim burkuldu,gözyaşı dökmemek için zor tuttum kendimi. İnsanlar bunu bütün hayvanlara yapıyor. Evlerini,çocuklarını,yaşamlarını yüzsüzce ellerinden alıyoruz her seferinde. Kitabın sonunu Akbar ve Boston’a sarılıp,teselli etmek isteyerek okudum.Cengiz Aytmatov çok büyük bir usta. Okuyucuyu nasıl etkileyeceğini, duyguları nasıl hat safada hissettireceğini çok iyi biliyor. Dişi Kurdun Rüyaları kesinlikle okunması gereken eserlerinden biri.
Çünkü, hayalden doğan umutlar genellikle zaman içinde kırılıp giderler, temelleri yoktur. Tıpkı köksüz bazı ağaçlar ve çiçekler gibi.. hayallerin trajik kaderi budur. Ama yine de hayalsiz yapamayız.
İnsanlar kendileri yaşıyor, ama başka canlıların, özellikle de onlara bağımlı olmadan yaşamak isteyen ve buna hakları olanların yaşamalarını istemiyorlardı.