Karşı Köy

Karşı Köy
@Dgrl
7 okur puanı
Ocak 2019 tarihinde katıldı
Ağzımın tadı yoksa, hasta gibiysem, Boğazımda düğümleniyorsa lokma, Buluttan nem kapıyorsam, vara yoğa Alınıyorsam, geçimsiz ve işkilli, Yüzüm öfkeden karaya çalıyorsa, Denize bile iştahsız bakıyorsam, Hep bu boyu devrilesi bozuk düzen, Bu darağacı süratli toplum Oktay Rifat
Şakımaya başladı bülbül gibi Bağdat köşkünün çinileri; Hepsi de alın teri, Hepsi de el emeği.
Her gün bu kadar güzel mi bu deniz? Böyle mi görünür gökyüzü her zaman? Her zaman güzel mi bu kadar, Bu eşya, bu pencere? Değil, Vallahi değil; Bir iş var bu işin içinde.
Bu şehir laubaliliğin, kötülüğün, ikiyüzlülüğün kaynaştığı bir şehir. Iyi insanları yok mu? Dolu. Ama nasıl çekilmişler, nasıl ürkmüşler, nasıl kapanmışlar bir yere? Neredeler?
Sayfa 117 - İş bankası
Alıntı
Yine birlikte,bu mevsimde, Atik-Valde'deyiz, Yine birlikte, bu mevsimde,gezip sezmedeyiz Bu çınarlarla siyah servilerin gölgesini Bu şadırvanda suyun sanki ledünni sesini. Eski mimara nasıl rahmet okunmaz burada? Suyu cennetten akıtmış bu güzel manzarada Bu duvarlarda, saatlerce temaşaya değer, Çini'den, solmayacak bahçeler açmış yeryer, Manevi rahata bir çerçeve yapmış ki gören, Başka bir alemi görmekle, geçer kendinden. Bu ziyarette vakit geçti,güneş battı,yazık! Haz ve duyguyla Atik-Valde'de bir gün yaşadık.
Sayfa 207